![]() |
siir ler | ![]() |
|
|
|
|
|
ANLATAMIYORUM Ağlasam sesimi duyarmısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz Göz yaşlarıma ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. Orhan Veli Kanık -------------------------------------------------------------------------------- ARAYIŞ Bir tas zehir verin bana içeyim Tek unutmak için acılarımı Baksana; kırdılar kapılarımı Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim Kurşuna dizdiler anılarımı Yenik düştüm bu savaşta neyleyim Bir mezar nasılsa işte öyleyim Unuttum en güzel şarkılarımı Gündüzü yok upuzun bir geceyim Yitirdim umut kırıntılarımı Sevgimi, neşemi, bütün varımı Çaresiz bir yokluğun içindeyim Gömdüm içime yıkıntılarımı Arıyor bir yarım öbür yarımı Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- AŞK Aşk Varoluş sebebidir evrenin Neye aşkıdır tanrının Aşk Sonsuz yaşamıdır ikinin Aşk İki kişilik bir komedi Tek kişilik dramdır Aşk bir sudur tekerlemelerde Ve daha bir çok şeydir aşk Kelimelerin yetersiz Şiirlerin beceriksiz kaldığı Anlatmakta Ahmet Vural -------------------------------------------------------------------------------- AŞK NEDİR ? Sabahları mutluluk, gündüzleri hasret, akşamları sevinçtir... Sevgilinin gözlerinde yaşama sebebi bulmaktır. Eldeki iki yarım elmadan büyük olanını sevgiliye vermektir. İçin sızlasa da sevgilinin yüzüne gülümseyebilmektir. Susuzluk öldürecek olsa da bardağı önce ona uzatmaktır. İki elin tutmaz olsa da onu sırtında taşıyabilmektir. Almadan verirken gocunmamaktır. Gözlerini kapattığında onun kokusunu duyabilmektir. Bağıra bağıra "seviyorum" diyebilmektir... -------------------------------------------------------------------------------- BİRDENBİRE Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire, Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar........ Aşk birdenbire oldu. Sevinç birdenbire. Orhan Veli Kanık -------------------------------------------------------------------------------- |
| BİR GÜN Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa Bil ki seni düşünüyorum Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil Örtün karanlıkları masmavi denizlerde Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde Bil ki seni bekliyorum Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar Bil ki seni istiyorum Gecelerden bir gece uyanırsan apansız Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse Bil ki SENİ SEVİYORUM Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- KALDIRIMLAR Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum Yolumun karanlığa karışan noktasında Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. Bu gece yarısında iki kişi uyanık: Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar Icimde damla damla bir korku birikiyor; Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler, Simsiyah comlarını üzerime dikiyor Gözleri cıkarılmış bir ama gibi evler Kaldırımlar, ıstırap cekenlerin annesi Kaldırımlar, icimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi, Kaldırımlar, icimde uzayan bir lisandır. Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta, Ben bu kaldırımların emzirdiği cocuğum. Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta, Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin; Iki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler. Tak, tak, ayak sesimi ac köpekler işitsin; Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler. Ne ışıkta gezeyim, ne göze görüneyim; Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları. Islak bir yorgan gibi iyice bürüneyim, Örtün, üstüme örtün serin karanlıkları. Necip Fazıl Kısakürek -------------------------------------------------------------------------------- DEĞİL Bilmem ki nasıl anlatsam; Nasıl,nasıl size derdimi! Bir dert ki yürekler acısı, Bir dert ki düşman başına. Gönül yarası desem... Değil! Ekmek parası desem... Değil! Bir dert ki... Dayanılır şey değil. Orhan Veli Kanık -------------------------------------------------------------------------------- ÇIKMAZ SOKAK Bir daha dünyaya gelsem Yine seni severdim Beni üzesin diye Beni deli divane edesin diye Biliyorum Sen de bir daha dünyaya gelsen Yine beni sevmezdin Kahrımdan öleyim diye Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- BİR GÜN KAPINA GELSEM Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum Beni cağırdığını bir defa duyabilsem Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- MOR SALKIMLI SOKAK Seni düşündüm yine bu akşam üstü Gelmedin mor salkımlar sana küstü Umutsuz bekledim sabaha kadar Çok sevdiğim yağmurlar bile sustu Seni düşündüm de çıldırdım yine Kahrettim seni benden alan geceye Seni sordum yastığıma Seni sordum boş odama Hesap sordu yumruklarım duvarlara Mor salkımlı sokakta ellerimi tut Okşa yine saçımı dizinde uyut Ne çok severmişim gidince anladım Bu serseri gecelerde sana ağladım... Bu akşam da sensizlik yağmurları sardı içimi Kaybettikten sonra anlıyor insan Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevmemişim Bi dönsen en güzel yerinde biten bu rüya Yeniden yaşanır istesen Yıldızları sermez miyim ayaklarına Geldiğin yollara toz olmaz mıyım Yine şafak söküyor Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda Ne vardı diyorum ahh Bİ dönseydin son anda Şarjorune hasret sürdüm sazımın Şimdi hüzün işgalinde yüreğim Ve ben hala mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim Mor salkımlı sokakta ellerimi tut okşa yine saçımı.. -------------------------------------------------------------------------------- ÖZLEMCE özlem kokuyor her taraf sokak başları insan gülüşleri ağlaşan kadınlar flüt çalan dilenciler hepsini severim de öldürürüm de keyif benim dinlerim dinlediğim kadar koşsam yorulduğum kadar yorulurum özlem kokuyor her yer ya bizim çınar ikide bir bana bakan ihtiyar bir de arkasını dönmüş kayıklar lar lar..... İstanbulu seyreden sevgililer onlar hepsi de sarhoş hem de gizlemeden sarhoş kim ne derse desin en çok da onlar sahibi buranın kucak isteyen kedilerin bile sahibi onlar özlem kokuyor her yer beşi bir yerde gülücükler saçan çocuklar var bir de o çocukların gözleri gözlerini alıyorum onların izinsiz saklıyorum aklıma geldikçe öpüyorum cebimden çıkarıp elleri var sonra yaklaşmadıkça gözükmeyen parmakları var bütün susmaları çağıran bakışları.. hepsini ama hepsini alıp saklıyorum sonra kedileri de alıyorum kucağıma kayıkları da sokak sokak dolaşıyorum ne yapsam yarıyor yarını düşünmüyorum yarıyor dünü düşünmüyorum o da öyle nefes alıyorum sonra bir sonraki nefesimi özleyerek nefes almak yarıyor.. gezegen -------------------------------------------------------------------------------- Bir dön de bak arkana bak o zaman neler göreceksin. senin uğruna akmış yaşlar, senin adına yazılmış yazılar, sana hitap eden şarkılar, senin için alınmış eşyalar, seni seven bir gönül göreceksin. Eğer cüret edip bakarsan arkana Kendini düşünmeyip te bir ilgilenirsen bu tarafla Sana adanmış ömrümü göreceksin... _panthergirl_ -------------------------------------------------------------------------------- Ölüm korkusunun içimi sardığı an seni düşünüyordum Film şeridi uzadıkça aklıma sen geliyordun Hayatımın bir parçası olan sen.. Tenime dokunuşlarını anımsıyordum, Bıçağın sertliğini hissettiğimde Aynı acıyı hissettim terkedilmenin yüzüme atılan tokatla Şimdi başka bir beden arayan ruh kaldı senden bana kalan... _panthergirl_ -------------------------------------------------------------------------------- ŞEHiR Bağımlı yaşamlarda buluştuk köleler gibi Taşların arasında saklandık Avcılar gibi avlandık ; av da olduk kendimize ... Sonra ayrıldı yollarımız Bakışlarımızı sabitleyerek, Gecelerce yol aldık bilinmezimizde yok olmak için. Ayrı sahneler, repliklerde alkışlandık Nasırlaşmış ellerini tuttuk dilencilerin başka şehirlerde Ben Barbarların eşliğinde sıyrıldım sıradan aşklardan Erteledim her şeyi dünkü yarınlara azalarak çoğaldı maskelerim. Güzdü bu şehre ayak bastığımda gördüğüm her yüz sen, tuttuğum her elde elinin kıvrımları ... Ağladım bütün bencilliğimle ; Ayak üstü sohbetleri seven serseriler gibi yol aldım sevgimde sessizce ... Gece oldu ve başladı yaşam : O an farkına vardım bende olmadığının ! Buralarda zordur yaşam : iklime ayak uydurmak maskeleri değiş-tokuş etmek. Savaştım ama zırhım olmadan Savaştım ... Kusurlarla zenginleştirdim kusurlu dünyamı Defalarca Geriye dönüp baktım aralarında saklandığımız taşlara . Kaçtığım, Korktuğum her şey : teker teker ben oldu, biz oldu ... İlerledim ... Zaman oldu , Yetişemedim kendime . Bağlarını aşındırarak senle dolu yazgımın Bu şehri Seninle sevdim . -------------------------------------------------------------------------------- SEN ve BEN Bir yol biliyorum, Bir ucu sen, bir ucu ben; Bir şiir yazıyorum, Kalemi ben, kağıdı sen Bir söz söylüyorum, Söyleyen ben, söyleten sen; Bir çiçek biliyorum, Çiçeği sen, dikeni ben; Bir göz yaşı biliyorum, Ağlayan ben, ağlatan sen; Bir sevgi biliyorum, Seven ben, sevilen sen; Bir yaşam biliyorum, Yaşayan ben, sevinci sen; Bir kalp biliyorum, Kıran sen, kırılan ben; Ama yine de bir insan biliyorum, Yarısı sen, yarısı ben... Deniz ACAR -------------------------------------------------------------------------------- |
![]() |
![]() |
SEVGİNİN NEYE BENZEDİĞİNİ DÜŞÜNDÜ Sevginin neye benzediğini düşündü. Rüzgara mı, dalgaya mı, yoksa gökyüzüne mi? Rüzgar olmalıydı. Ne zaman, nereden eseceği belli olmayan. Ya da dalgaya, Kimi zaman sakin, Kimi zaman hırçın. Ya da.... Gece rüyasında gördü sevginin ne oldugunu Gökyüzüydü bu. Ne zaman varolduğunu kimsenin bilmediği, ...Ve yine ne zaman yok olacağını. Atilla Çelik -------------------------------------------------------------------------------- Birini sevmek isterdim, Beni sevmediği için. Birini özlemek isterdim, Bana çok yakın olduğu için. Üzülmek isterdim, İncitmemek için. Yanılmak isterdim, Öğrenmek için. Var olmak isterdim Varlığımı hissetmediğim şu dünyada. Yok olmak isterdim, Yokluğunun acı verdiği zamanlarda. jasminy -------------------------------------------------------------------------------- YAPMADIĞIN ŞEYLER Anımsıyor musun yeni arabanı Ödünç alıp çarptığım günü? Öldüreceğini sanmıştım beni, öldürmedin oysa. Anımsıyor musun seni zorla sahile götürdüğüm, Yağmur yağacağını söylediğin ve Yağmurun yağdığı günü? "Söylemiştim sana " demeni beklemiştim, demedin oysa. Anımsıyor musun kıskandırmak için seni Başka oğlanlarla oynaştığım ve senin kıskandığın günleri? Terkedeceğini sanmıştım beni, terketmedin oysa Anımsıyor musun çilekli pasta düşürüp Arabanın paspasını kirlettigim günü? Tokatlayacağını sanmıştım beni tokatlamadın oysa. Anımsıyor musun dansın resmi giysili olduğunu Söylemeyi unuttuğum ve senin kot pantolanla geldiğin günü? Bırakacağın sanmışıtım beni, bırakmadın oysa. Evet yapmadığın çok şey vardı. Ama dayandın bana ve sevdin beni Ve korudun beni. Çok şey vardı Benim de senin için yapmak istediğim, Askerden döndüğünde, Dönmedin oysa. -------------------------------------------------------------------------------- BEN SENİ SEVDİM Mİ? Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim bozbulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gun orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni? Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- BIİLDİĞİM BİR ŞARKI VAR Merhametsiz karanliık içindeyim Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum Mavi denizlere mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bütün sarkılar gibi kederli Sokaklar, caddeler, evler bomboş Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Yoklugun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı Yanmaz elinin değmediği ışıklar Gel, o şarkıyı beraber söyleyelim Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar Yumdum gözlerimi seni düşünüyorum Mavi denizlere, mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- BİR GÜN ANLARSIN Uykuların kaçar geceleri, Bir türlü sabah olmayı bilmez, Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden uğultudur başlar kulaklarında, Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık, Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın, Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine, Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu, Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin. Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için, Vurursun başını soğuk, taş duvarlara, Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın. Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun, uzun seyredersin aynalarda güzeliğini Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- YAŞAYAN ÖLÜ Bir ölü gelecek evine yarın Gözlerinde yarım kalmış arzular Dalıp hayaline hatıraların Duracak kapında sabaha kadar Duyunca kapının çalındığını Korkulu gözlerle dışarı bakma Bütün odaların yak ışığını Bir benim kaldığım odayı yakma. Siyahlar giyin de pencereye çık Aç kapıyı korkma yabancı değil Bir ölü ki yaşıyor, gözleri açık Ölüm seni sevmekten acı değil Aradı bu ölü hayatı sende Öldü artık, sevsen de sevmesen de Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- TESBİH Sen giderken gözlerim dopdoluydu Ve yağan yağmurla caddeler ıslak Yokluğundan bir rüzgar esti hazin Teselliler döküldü yaprak yaprak Gökyüzünde bir bir söndü yıldızlar Bir karanlık geldi gittiğin yerden Ümitlerim vardı tesbih misali Sen giderken dağılıverdiler birden. Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- BENİ UNUTMA Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşar gününe de rastlasa Beni unutma Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- YOLCU Bir çiçek görürsün koklarsın Dalından koparamazsın onu toprağa bağlıdır Günler sonra solar kaybolur, sende kaybedersin onu Bir çocuk görürsün elde edemezsin onu bir çiçek gibi Toprak gibi ana babaya bağlıdır. Bir kadın seversin arzularsın yaklaşamazsın Toprak gibi bağlıdır aileye, değerlerine, Hayatta elde etmek zordur bir çok değerleri Çaba,gayret,istek yetersiz kalır kimi zaman Tas ile taşlaşamazsın yenilirsin Alın yazını değiştiremezsin İstediğin gibi yürümüyorsa Cilvesidir bunlar yasamın İstenilen arzu edilen değerler Ya geç ulaşır Ve ya hiç bir zaman uğramaz sana... D.OLKUN -------------------------------------------------------------------------------- TÜKENECEĞİZ Ne böyle senle ne de sensiz, yazık yaşanmıyor çaresiz Ne bir arada ne de ayrı olmak imkansız,hiç sebepsiz Ne hayallerle ümitlerle mutlu olmaktı dileğimiz Suçlu ne sensin ne de benim, şimdi sensizim sen de bensiz Biran gelipte küllenince, yüreklerimiz dinlenince Başka sevgilerde teselli bulunca işte biz o gün düşeneceğiz Etrafımızı sarı verecek; bir boşlukki asla bitmeyecek Herşey biranda anlamsız gelecek, işte biz o gün tükeneceğiz.. Sezen Aksu -------------------------------------------------------------------------------- HAN DUVARLARI Yagiz atlar kisnedi, mesin kirbac sakladi Bir dakika araba yerinde durakladi. Neden sonra sarsildi altimda demir yaylar, Gozlerimin onunden gecti kervansaraylar... Gidiyorum, gurbeti gonlumle duya duya, Ulukisla yolundan Orta Anadolu'ya Ilk sevgiye benzeyen ilk aci, ilk ayrilik! Yuregimin yaktigi atesle hava ilik, Gok sari, toprak sari, ciplak agaclar sari... Arkada zincirlenen yuksek Toros daglari, Onde uzun bir kisin soldurdugu etekler, Sonra donen, donerken inleyen tekerlekler... Ellerim takilirken ruzgarlarin sacina Asildi arabamiz bir dagin yamacina, Her tarafta yukseklik, her tarafta issizlik, Bu islakla uzayan, donen kivrilan yollar. Uykuya varmis gibi gorunen yilan yollar Basini kaldirarak boslugu dinliyordu. Gokler bulutlaniyor, ruzgar serinliyordu. Serpilmeye basladi bir ruzgar ince ince, Son yokus noktasindan duzluge cevrilince Nihayetsiz bir ova agartti benzimizi Yollar bir serit gibi ufka bagladi bizi Gurbet beni muttasil cekiyordu kendine Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor duzluk yine. Ne civarda bir koy var, ne bir evin hayali Sonunda ademdir diyor insana yolun hali, Arasira geciyor bir atli, iki yayan Bozuk duzen taslarin ustunde tikirdiyan Tekerlekler yollara bir seyler anlatiyordu, Uzun yollar bu sesten silkinerek yatiyor... Kendimi kaptirarak tekerlegin sesine Uzanmis kalmisim yaylinin siltesine, Bir sarsinti... uyandim uzun suren uykudan; Geciyordu araba yola benzer bir sudan Karsida hisar gibi Nigde yukseliyordu, Sag taraftan cingirak sesleri geliyordu; Agir agir onumden gecti deve kervani, Bir kenarda gorundu beldenin viran hani. Alaca bir karanlik sarmadayken her yeri Atlarimiz cozuldu, girdik handan iceri Bir deva bulmak icin bagrindaki yaraya Toplanmisti garipler simdi kervansaraya. Bir noktada birlesmis vatanin dort bucagi Gurbet ceken gonuller kusatmisti ocagi, Bir pirilti gordu mu gozler hemen daliyor, Gogusler cekilerek nefesler daraliyor, Sisesi is baglamis bir lambanin isigi Heryuzu ciziyordu bir huzun kirisigi, Gitgide birer ayet gibi derinlestiler Yuzlerdeki cizgiler, gozlerdeki cizgiler... Yatagimin yaninda esmer bir duvar vardi, Ustunde yazilarla hatlar karismislardi; Fani bir iz birakmis burda yatmissa kimler, Aygin baygin maniler, acik sacik resimler... Yukuya varmak icin bu hazin gunde, erken, Kapanmayan gozlerim duvarlarda gezerken Birdenbire kipkizil birkac satirla yandi; Bu dort misra degil, sanki dort damla kandi Ben garip cizgilere ugrasirken basbasa Raslamistim duvarda bir sair arkadasa; *On yil ayriyim Kinadagi'ndan Baba ocagindan yar kucagindan Bir cicek dermeden sevgi bagindan Huduttan hududa atilmisim ben* Altinda da bir tarih. Sekiz mart otuz yedi.. Gozum imza yerinde baska ad gormedi. Artik bahtin aciktir, uzun etme arkadas! Ne hudut kaldi bugun, ne askerlik, ne savas; Araya gitti diye iclenme baharina, Huduttan goturdugun san yetisir yarina! Ertesi gun basladi gun dogmadan yolculuk Soguk bir mart sabahi...Buz tutuyor her soluk Ufku tutusturmadan fecrin ilk alevleri Arkamizda kaliyor sehrin kenar evleri Bulutlarin ardinda gun yanmadan sonuyor, Hoyukler bir dag gibi uzaktan gorunuyor... Yanimizdan geciyor agir agir kervanlar, Bir derebeyi gibi kurulmus eski hanlar Biz bu sonsuz yollarda variyoz, gitgide, Iki dag ortasinda bogulan bir gecide Siki bir poyraz beni titretirken icimden Gecidi atlayinca sasirdim sevincimden Ardimda kalan yerler anlasirken baharla Onumuzdeki arazi ortulu simdi karla Bu gecit sanki yazdan kisi ayiriyordu Burada son firtina son dali kiriyordu Yaylimiz tukenirken yollari ayni hizla Savrulmaya basladi karlar etrafimizda Karlar etrafi beyaz bir karanliga gomdu; Kar degil, gokyuzunden yagan beyaz olumdu... Gonlumde can verirken koye varmak emeli Arabaci haykirdi *Iste Araplibeli* Tanri yardimci olsun gayri yolda kalana Biz menzile vararak atlari cektik hana. Bizden evvel buraya inen uc dort arkadas Kurmustular tutusan ocaga karsi bagdas Citirdayan calilar dort cana can katiyor Kimi haydut kimi kurt masali anlatiyor Gozlerime cokerken agir uyku sisleri Cicekliyor duvari ocagin akisleri Bu akisle duvarda cizgiler beliriyor Kalbime ates gibi su satirlar giriyor *Gonlumu cekse de yarin hayali Asmaya kudretim yetmez cibali Yolcuyum bir kuru yaprak misali Ruzgarin onune katilmisim ben* Sabahleyin gokyuzu parlak, ufuk acikti Gunesli bir havada yaylimiz yola cikti Bu gurbetten gurbete giden yolun ustunde Ben uc mevsim degismis goruyordum uc gunde Uzun bir yolculuktan sonra Incesu'datdik Bir han yorgun argin tatli bir uykudaydik Gun dogarken bir olum ruyasiyla uyandim. Basucumda gordugum su satirlarla yandim! *Garibim namima Kerem diyorlar Asli'mi el almis haram diyorlar Hastayim derdime verem diyorlar Marasli Seyhoglu Satilmis'im ben* Bir kitabe kokusu duyuluyor yazinda Korkarim yaya kaldin bu gurbet cikmazinda Ey Marasli Seyhoglu, evliyalar adagi! Bahtina lanet olsun asmadiysan bu dagi! Az degildir, varmadan senin gibi yurduna Post verenler yabanin hayduduna kurduna! Arabamiz tutarken Erciyes'in yolunu Hanci dedim bildin mi Marasli Seyhoglu'nu? Gozleri uzun uzun burkuldu kaldi bende, Dedi Hana sag indi olu cikti gecende! Yasaran gozlerimde her sey artik degisti Bizim garip Seyhoglu buradan gecmemisti... Gonlumu Marasli'nin yakti kara haberi. Aradan yillar gecti iste o gunden beri Ne zaman yolda bir han raslasam irkilirim, Cunku sizde gizlenen dertleri ben bilirim Ey koyleri hududa baglayan yasli yollar Donmeyen yolculara aglayan yasli yollar! Ey garip cizgilerle dolu han duvarlari Ey hanlarin gonlumu sizlatan duvarlari!... FARUK NAFIZ CAMLIBEL -------------------------------------------------------------------------------- KUŞ HATIRALARI Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar rüyalarımıza melekler uğrardı. Kapımızdan yoğurtçu bahçemizden ishakkuşu kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi. Kışın bir sobamız olurdu sobanın yanında kedimiz kedinin önünde yün yumağı bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik. Yerli malı kullanan yurdun üç tarafı denizlerle çevrili kuruüzüm incir fındık tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren kuru üzüm ve inciri satan karşılığında çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan bir toprağın fertleri... Biraz yoksul biraz mütevekkil biraz mahcup biraz kırılgan biraz naif ama hep umutlu... Özlerdik. Memleketteki halamızı ince doğranmış bir dilim pastırmayı yurttan sesler korosunu akşam komşuluklarını radyo tiyatrolarını sabah ezanını kalaycıyı bozacıyı münir nureddin şarkılarını orhan boran yarışmalarını kandil gecelerini duvar sarmaşıklarını bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını okul önü koz helvalarını akşam oturmalarını ve hayatı... Top oynardık ip atlar kedi kovalar taşlarla birbirimizin başını yarar mahalle savaşları çıkarır gece olunca da tutar babalarımızın elinden yazlık sinemalara gider Sadri Alışık Vahi Öz Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder Olimpos gazozları içer güler eğlenir bağırır çağırır dönerken yıldızları sayardık. Biz sıkı çocuklardık. Hepimizin birer yıldızı vardı onlara isim takardık onlar da bize isim takardı pus ve dumandan önce bu şehrin geceleri gökırpan ve isimleri takılan yıldızları vardı. Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik biz kimseden yana değildik. Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri olmazdı Bir değirmendeydik öğütülen öğütülürken türküler söyleyen buğday başaklarına benziyorduk. Ben çorbalardan tarhanayı yemeklerden kurufasulyayı sigaralardan Harmanı belki bunun için çok sevdim. Yollar bozuk musluklar bozuk ziller bozuk paralar bozuk ama adamlar sağlam idi. Bu şehrin yıldızları vardı. Saçlarına kurdelalar takan çivitle yıkanmaktan aşınmış beyaz çoraplarına leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan gözleri önünde yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde küçük çocukları vardı bu şehrin bu şehrin yıldızları vardı. Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı. Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi. Taksimden Fatihe troleybüs kalkar Şişhanede mutlak raydan çıkardı. Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı. Muammer Karacan'nın adına bir tiyatro binası yoktu bizzat kendisi vardı. Başımız ağrırdı komşumuz vardı gönlümüz daralırdı komşumuz vardı Çorbamızı umutlarımızı memleket kadar kalbimiz paylaştığımız komşularımız vardı. Geceleri bekçimiz gündüzleri sütçümüz bizim kadar zayıf da olsa nohuta ve makarnaya alışmış da olsa Sarman adında bir kedimiz ceplerimizde kırık misketlerimiz çamur bulaşığı ellerimiz ve gülümseyen bir yüzümüz kimseye göstermekten utanmayacağımız bir içimiz biraraya gelerek çektirebileceğimiz bir aile fotoğrafımız vardı. Bir sabah bütün iyi şeylerin Ayvansaray iskelesinden hayal ülkesine doğru demir alan bir şirket-i hayriyye vapuru gibi aramızdan ayrıldığını gördük Sonra Ayvansaray'ın sularının çekildiğini yazdı gazeteler. Süheyla hanımın Raci beyin Melahat mehveş ablanın Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise yazmadılar nedense. Ama yok ama yoklar. Ne Harman sigarası kaldı geriye ne Olimpus gazozu ne Sadri Alışık. Kalan bir tortuydu belki. Belki kırık bir rüya denizi belki suya düşürdüğümüz suretimizin cep aynamıza nüktedan bir yansımaydı herşey. Herşey Maltepe sigarasının hep arandığında her bakkalda bulunabilmesi ile büyüsünü kaybetmişdi belki de . belki de biz bir rüya mı görmüştük? Hadi hepsi yalandı. Hadi hepsi hayaldi. Hadi hepsini ben uydurmuştum. Ama rüyalarımızın melekleri ve soframızın daim konukları kuşlar? Ya onlar? Onları siz de görmediniz mi? Sizin de sofranıza konup rüyalarınıza uğramadılar mı? Onlar da mı yalandı? İbrahim Sadri -------------------------------------------------------------------------------- |
| ADAK Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan Sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden Ümit Yaşar Oğuzcan -------------------------------------------------------------------------------- |
![]() |
|
|
SERENAD Yesil pencerenden bir gul at bana Isiklarla dolsun kalbimin ici. Geldim iste mevsim gibi kapina, Gozlerimde bulut, saclarimda cig. Acilan bir gulsun sen yaprak yaprak Ben askimla bahar getirdim sana. Tozlu yollardan gectigim uzak iklimden sarkilar getirdim sana. Seffaf damlalarla titreyen agir Goncanin altinda bukulmus her sak; Senin icin dallardan suzulen itir, Senin icin yasemin, karanfil, zambak... Bir kus sesi gelir dudaklarindan Gozlerin gonlumde acar nergisler, Dusen bin opustur yanaklarindan Mor akasyalarla urperen seher. Pencerenden bir gul attigin zaman Isiklarla dolacak kalbimin ici.. Geciyorum mevsim gibi kapindan, Gozlerimde bulut, saclarimda cig. Ahmet Muhip Diranas -------------------------------------------------------------------------------- HATIRLAMA Sen akşamlar kadar büyülü,sıcak, Rüyaların kadar sade,güzeldin, Başbaşa uzandık günlerce ıslak Çimenlerinde yaz bahçelerinin. Ömrün gecesinde sükun, aydınlık Boşanan bir seldi avuçlarından Bir masal meyvası gibi paylaştık Mehtabı kırılmış dal uçlarından. Ahmet Hamdi Tanpınar -------------------------------------------------------------------------------- ZATEN Nasil kirik dokuk, yarim yamalak, eksik, nasil yamali hayatlar geciyor gozlerimin onunden. Bir zanaat mutsuzluk sanki: Ogrenip bir onceki nesilden, onyillarca didiniyoruz ve kuskuya dussek de bazen, saniyoruz ki boyledir, iyidir, ne olacak ki baska, budur hayat zaten. Ya beceremiyoruz biz bu isi, ya da becerecek bir sey yok zaten. RONI MARGULIES -------------------------------------------------------------------------------- Umutların Bittiği Yerde Bir dus gibi basladi her sey, o sonsuz Ve el degmemis guzelliginde askin Uzaklarda arayip da buldugumuz Belki de bizdik, sesiz ve dalgin Her yer yesile kesmisti yaprak yaprak Buyulu sesizliginde ormanlarin Elele, daglar ve denizler asarak Bir yere vardik, mutluluga en yakin Oyle yukseldik, goge degdi basimiz Tum mesafelerini astik dunyanin Oylesine hur ve oyle yapayalniz Ve sonra bir yere geldik ki ipissiz Caresizlik bir tek hancer gibi yalin Saplandi bagrina butun umutlarin UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Son Mektup Olursem sasirma Olebilirim Olursem aglama Yine gelirim Olursem seslenme Uyuyacagim Olursem uzulme Yasayacagim Olursem bekleme Geri donemem Olursem olme Sensiz edemem UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Acılar Denizi Ben acilar denizinde bogulmusum isitmem vapur duduklerini , marti cigliklarini Dalgalar hergun bir baska kiyiya atar beni Duyarim yosunlarin benim icin agladiklarini Oluyum coktan, bir baksana gozlerime Gor, icindeki o kanli cam kiriklarini Bu ne karanlik , bu ne zindan gece boyle Butun gemiler sondurmus isiklarini Ben acilar denizi olmusum, yaklasma Sularim tuzlu, sularim zehir zemberek Baksana; herkes icime dokmus artiklarini Bu karanlik bitse artik, bir ay dogsa Bir deli ruzgar ciksa; alip goturse Yillarin icimde biraktiklarini... U.Y. Oguzcan -------------------------------------------------------------------------------- Ağıt Her sey guzeldi bir zaman, cok once Sehirler, insanlar, gunes deniz Mutlulugumu gorebilirdiniz Cokmeseydi icime bu son gece Her sey bir anda bitmeseydi, yazik Olmasaydi gencligime aptalca Belki de o yerlere varirdik O uzak daglara ulu: koskoca Orada her sey degisirdi belki Acardi umutlarimiz bakarsin Ates rengi, kan rengi guller gibi Topraginda kimbilir hangi askin Oysa simdi nerdeyiz, neyiz bak Her umut belirtisinden uzagiz O sevilmis gozlerde saf ve berrak Bir ayna bile yok bakacagimiz Her sey kursuni bir renk almis, soguk Bozkirlardir uzayan onumuzde Kime baksan o yuz: veremli, soluk Tek mavi kalmamis gokyuzumuzde Her yerde bitmisligi guzelligin Kum kamyonlari putreller betonlar Sonra ta besikten mezara deggin Sifirlar, yuzler, binler ve milyonlar Hadi ol bakalim olebilirsen Zincirlerle bagliyken yasamaya Omuzla yukunu, hadi yalniz sen Isterse gucun olmasin tasimaya Yenik dusmusuz iste gercek ortada Cokmus boynumuza zulmun elleri Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da Bir mahkum gibiyiz kac yildan beri Yargic hukmunu coktan vermis oku Boynundaki yasamak fermanini Yasamak sonra olmek; iki korku Geri getirmezken bir anini Terkedilmis sehirleri bilirsin Bilirsin gomulmus uygarliklari Ve dusun ki; patlamasi bilincin Yirtmaya yetmiyor karanliklari Oyleyse cek sapla goge bicagini De ki; benim isim tanriliktan guc Benim hem yuksek, hem en asagi Iste ellerimde sonsuzluk ve hic De ki; Omur verdin; en buyuk yalan De ki; Beden verdin; ici bos ve kof Iste! Yuce eserin, iste insan Ve yirt gogsunu, bagir: Of Tanrim of. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Andıkça Ne zaman seni dusunsem icim urperir Seninle gecen her saat, her gun gelir aklima Bir aksam vakti gelir bir deniz kiyisi gelir O essiz hatiralar butun gelir aklima Ne yapsam unutamam yasadigimizi Sevgindi sevgilerin en yalansizi Simdi nerde bir gul gorsem kirmizi Dudaklarimi uzun uzun optugun gelir aklima Bir ciban buyurcesine ortasinda gecenin Dolar yuregime huznu seni sevmenin Dunyada ne benim yerim var artik ne senin Aglarim basucunda olumun gelir aklima. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Anılarda Yaşarken Cekingen adimlarla sesiz ve urkek Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin O buyulu sarkilarini soyleyerek Gencligimi geri getirdi ellerin Sundun paha bicilmez guzellegini Oylesine diri oylesine sicak Boylesine bir mutluluk anladim ki Omur boyunca bir kez yasanir ancak Bir kez nefes aldigini anlar bir gun Bir kez bir kisiyle insan butunlenir Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir Anilarsa bitmez bizimdir daima Umulmadik yerlerde yeserir buyur Yasamak bastanbasa yalan olsa da O alir bizi uzaklara goturur Emzirir gur memelerinden istekle Biz farkina varmadan uzar omrumuz Anilarda yasarken bir gun gelir de Biz de biber ani olur oluruz. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Aşk Şairi Acilar vardir, bir de caresizlikler Ne zaman basladiysa benim oykum Yuruduk, kimbilir kac yil beraber Bir yanimda ask, bir yanimda olum Durup durup kirlendim yasadikca Askti beni yikayan, Aritan su Dunyami saran bir uctan bir uca Hep o bir gun sevememek korkusu Ben kalbimi o taslarda biledim Butun pisliklerini yeryuzunun Kazidim hancerimle yeniledim Son dakikasinda bile omrumun Ben Tanridan baska bir sey istemem Her sevgiye acik olsun pencerem UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Aşka Dönüş Donebilmek o donusu olmiyan yollardan Surekli bir aldanis bir daha bir daha Hic bitmeyecek gecelerden bir sabaha Cikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan Konusmak konusmak gozlerle fisiltilarla Duymak buyulu sicakligini beyaz ellerin Her gecen dakika var oldugunu anlamak icin Yasamak arzu dolu dudaklarda, sarkilarla Unutmak ne varsa kotulukten yana Inmek sevilen gozlerin derinligine Oyle mutlu, oyle sarhos, alabildigine Bin yil icmek o sulardan kana kana Her gun ona kosmak daglardan tepelerden Her yerde, her zaman onsuz edememek O en tatli hayal, en buyuk gercek Anlarsin tasan o gunlerden gecelerden Sonra bir gun o butun karanliklari yirtasin gelir Basini alip gidesin gelir uzak denizlere Artik her sey bos ve yalan sevdin ya bir kere Her yerinden bir bugu halinde o yukselir Sen yoksun artik anla yeryuzunde bir o var Onun elleri var, gozleri, dudaklari Anlarsin tenin besledigi zaman topraklari Ve hala seversin zaman bitinceye kadar Yeniden var olustur ya da bir baska turlu olustur bu Nice aldanmalardan sonra bir aska donustur bu. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Aşk Mıydı O Ask miydi o, askimsi bir sey miydi Neydi cekip kendine, beni baglayan Kanatan dudagimi, tenimi daglayan Elleri ta icimde o dev miydi Etime bir alev degmiscesine Nasil da yakardi optugu zaman Bir su gibi akip gitti avuclarimdan Yorgunum simdi bin yil sevmiscesine Hani o yalniz benim olan gul, kirmizi Gozlerimin onunde acilan sonsuz bahce Hani, o var olmalarimiz opustukce O delice surdurmeler yasantimizi Hic doymamak oysa, tene, kokuya, aska Sarildikca guclenmek, butunlenmek Kudurmus arzularla zamani yenmek Ve en kuytularda bulusmak korka korka Kimi gun utanmak otlardan, cimenlerden Kimi gece mihlamak golgemizi duvara Varmak icin o sevgiyle acilmis kollara Apansiz dusmek yukseklerde bir yerden Oydu iste alistigim, ozledigim simdi de Sevgice bir tutku, askimsi bir yakinlik Avunmak... Kirik dokuk anilarla artik Kimbilir? o geceler yasanmadi belki de UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Ayrılanlar İçin Yollarimiz burada ayriliyor Artik birbirimize iki yabanciyiz Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa Her seyi evet her seyi unutmaliyiz Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme Insan ne kadar sevse unutabilir Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer Sen de unutursun bir gun gelir Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi O gunlerce gecelerce sevismelerimizi Her seyi evet her seyi unutabilirsin Hatta butun yazdiklarimi satir satir Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Bana Bir Şarkı Söyle Ozledim sesini ne olur konus Bir gul actir zamanlarin otesinden Karanliklar icindeyim, kapkarayim bugun gel Gok mavisinden, deniz mavisinden Bana bir sarki soyle Icimde bir sey kimildiyor Gozlerim kan canagi, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaraliyim, caresizim umutsuzum Bana bir sarki soyle Yagmur ol yag usme, gunes ol isit Dokul karanligima isiklar gibi Al beni, en uzaklara gotur Sesin aksin icimde bir pinar gibi Bana bir sarki soyle Butun renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir gecen yazdan Bir tuy gibi, bir bahar dali gibi Hafiften, inceden, guzelden, en beyazdan Bana bir sarki soyle Bazan kar nasil hazin yagar bilirsin Kursuni bir gokyuzunden aglamakli Iste oyleyim, kapkarayim bu gun gel En huzunlu sesinle, en dokunakli Bana bir sarki soyle UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayim Kapiya kosuyorum Gelen sen misin diye Bir siyah sac gormeyeyim Yuregim burkuluyor Aglamakli oluyorum Her sey bana seni hatirlatiyor Gokyuzune baksam Gozlerinin binlercesini gorurum Bir ruzgar degse yuzume Ellerini dusunmeden edemem Yaktigim butun sigaralarin dumanlari sana benzer Tadi senden gelir Yedigim yemislerin Ictigim ickilerin Ve icimdeki bu dayanilmaz sikinti Bu emsalsiz huzun Seni bekledigim icindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artik Utaniyorum odamdaki butun esyalardan Su sedir hala gelip oturmani bekliyor Su ayna karsisinda guzelligini seyretmeni Su kadeh dudaklarina degebilmek icin duruyor masada Ve su saat geldigin anda Durabilir sevincinden Zaman cildirabilir Cunku benim dunyamda Olumsuzluk, seni sevmek demektir. Bir cocuk dogmayi bekler Bir agir hasta olmeyi Bitkiler yagmur ve gunesi bekler Yalniz bir kadin sevilmeyi Ve dusun ki bir adam Icinde butun bekleyenlerin korkusu ve umidi Seni bekler Asilmayi bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar Pencerem kapali duracak Ruzgar gelmesin diye Artik perdeleri acmayacagim Gun isigi girmesin diye Sonra kahrolacagim Bu karanlikta, bu derin yalnizlikta Ve gunlerce gecelerce haykiracagim Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gun bu kapidan sen gireceksin Biliyorum Ergec bu bekleyisin bir sonu gelecek Yillarca sonra Oldugum gun bile gelsen Butun bu bekleyisimi ve oldugumu unutup Cocukler gibi sevinecegim Kalkip sarilacagim ellerine Uzun uzun agliyacagim. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Ben Bir Eylül Sen Haziran Bir eyluldu baslayan icimde Agaclar dokmustu yapraklarini Cimenler sararmisti Rengi solmustu tum ciceklerin Gokyuzunu kara bulutlar sarmisti Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara Deli deli esiyordu ruzgar Dagilmisti yazdan kalan ne varsa Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmisligim, sevilmisligim O heyheyler, o delismenlikler neydi Ne bu kadere boyun egmisligim Ne bu acidan korlasan yurek Ne bu kurumus nehir; gozyasim Onumdeki dizboyu karanliklar da ne Ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim Beni kotu yakaladin haziran Gamli, yikik eylul sonuma Bir ilk yaz tazeligi getirdin Masmavi gogunle Cana can katan gunesinle Piril piril engin denizinle girdin icime Cicekler acti dokundugun Cimler buyudu yurudugun Ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi Oldurdugun yemislerin agirligindan Dallarim yere degiyor Gunesi batmadan saclarinin Bir dolunay doguyor bakislarindan Gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik Basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan Olebilirim artik Olme diyorsan; gitme kal oyleyse Saril simsiki, tenim ol, beni birakma Baksana; parmak uclarim ates Lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her caresizlige Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalim onucuncu aylara Ben bir eylul, sen haziran. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- Benim Korkum Ölüm Değil Gecen gun senin yaninda aklima olumum geldi Sensizlik bir mizrak gibi saplandi kalbime O son ani hatirladim, o seni koyup gidisimi Ilk defa bu kadar uzuldum dunyaya geldigime Olum! kacinilmaz sonuc o soguk kelime Bir gun ucuz bir fahise gibi koynuma girecek Yuzumde gezinecek pis ve igrenc elleri Korkudan buyumus gozlerimde hayaller can verecek Biliyorum uzuleceksin, ama bir gercek Bir yerde sevismek gibi, bir yerde yasamak kadar Ne hazin sicakligimizin bizi terketmesi Ve yuzuze birbiri ardinca kapanan kapilar Ergec uzanir bir el son kampanyayi calar Anlariz kacinilmaz anin geldigini Sehre bir bomba dusmus gibi aynalar, camlar kirilir Insan arar da bir turlu bulamaz guzelligini. Kimse benim kadar bilemez olumun rezilligini Seni koyup gitmenin huznunu ben anlarim Cunku ben sende bildum kendimi, sende sevdim Senin yaninda seninle degerlendi zamanlarim Ne aci gun kadehlerin bos kalmasi, sarkilarin yarim Mevsimlerin birbiri ardinca bir anda bitivermesi Ansizin tiprakla dolmasi gozlerimizin Kanimiza o cirkin boceolerin girmesi Kim bilir olum belki de bir cilenin sona ermesi Belki guzeldir, su sefil dunyaya bos gozle bakmak Ne care ki sen varsin, o dunyada sen varsin Benim korkum olum degil, seni yalniz birakmak. UMIT YASAR -------------------------------------------------------------------------------- ÜSÜYORUM üsüyorum senden uzak yanaklarim islak dudaklarim kuru kalbim acilarla dolu üsüyorum fakat - soguktan degil askin verdigi korkudan üsüyorum gidiyorum ama kalacak gibi degil degil birtanem cünkü arkamda seni - sevgimi birakiyorum -------------------------------------------------------------------------------- Seni Bekliyorum Seni bekledim sahilde her gecenin mor sabahlarında Dalgalar eşlik etti bana, seni konuştuk onlarla Martılar da katıldı sohbetlerimize Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana Rüzgarlar ortak oldu dertlerime Hep senden bir koku getirmek istediler bana Uzaklardan geliyoruz dediler, ama seni görmemişler yollarda Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana Seher yeli yaklaştı yanıma Sanki dertlerimi götürmek istercesine Etrafımda dolandıkça seni hatırlattı bana Hepsi birden, hep bir ağızdan Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana Bekliyorum seni bu sahillerde Kör gecenin sabahlarında Bir gün banada güneş doğacak biliyorum Sen geleceksin yanıma Ama ozamana kadar herkes Seni beklemem gerektiğini söylüyorlar hep bana Nihat YALINKILIÇ -------------------------------------------------------------------------------- KUĞULAR içimdeki kuğuları uçurdum sana doğru Tut yakala kaçırma Sımsıkı sarıl da bırakama Kokla incecik boyunlarını da O kokuyu bende bulama Diye.... Kulağıma misafir müzikleri tattırdım Kulağına yabancı Bir tadan pişman bir de tadamayan Sadece tattırdım sana Doyama daha fazla arzula Arzula da alama Diye... Ellerimin, gözlerimin müdavimi kitaplardan Sana özet geçtim Detay fakiri, anlayış düşmanı ol Dinle de bakakal Bakakalıp konuşama Akıl fikir işi olama Diye... Yüzümdeki yaradan verdim sana Dört dikiş senin Dört dikiş benim hala Acısı bende utancı sende kalsın Kısacık saçlarınla kapatama Kimse sana bakamasın Sen kimseye bakama Diye... Gözlerimdeki hayal? Silik telefon numaraları? Bekleyişle sabahı karşılayan uzun geceler? Onlar bana kalsın... Tırnağımdaki sigara sarılığı? Al o senin olsun Değerini anla da Unutama Diye... Ben... Ben sadece, İçimdeki kuğuları uçurdum sana doğru Sanıyorsun öyle Aptal! Kuğular uçamaz ki... unique -------------------------------------------------------------------------------- 0002 gidip gelmelere varıyor saatin tiktakları çay içiyorum sürekli sigara içiyorum midem ağrıyor bugün olmuş iki dakika önce üç dakika evvel dündü oysa durduk yere gün değişmiş durduk yere bir adım daha atmışım bir kulaçlık daha yüzmüşüm durduk yere iki dakika uzunluğunda bir kulaç ara sıra arkama bakıyorum kıyıdan annem çağırıyor sakin kumsalların kadını annem annemi seviyorum... bugün olmuş iki dakika önce üç dakika önce dündü halbuki... gezegen -------------------------------------------------------------------------------- Olvido Hoyrattir bu aksamustuler daima. Gun saltanatiyle gitti mi bir defa Yalnizligimizla doldurup her yeri Bir renk cigligi icinde bahcemizden, Bir el cikarmaya baslar bohcamizdan Lavanta cicegi kokan kederleri; Hoyrattir bu aksamustuler daima. Dalga dalga hucum edip pismanliklar Unutusun o tunc kapisini zorlar Ve ruh, atilan oklarla delik desik; Iste, dogdugun eski evdesin birden, Yolunu gozluyor lamba ve merdiven, Susmus ninnilerle gicirdiyor besik Ve cumle yitikler, magluplar, mahzunlar... Soylenmemis askin guzelligiyledir Kagitlarda yarim birakilmis siir; Insan, yagmur kokan bir sabaha karsi Hatirlar bir gun bir camI actigini, Duran bir bulutu, bir kus uctugunu, Cokup peynir ekmek yedigi bir tasi... Butun bunlar askin guzelligiyledir. Asklar ucup gitmis olmali bir yazla Halay ceken kizlar misali kolkola. Ya sizler! ey gecmis zaman etekleri, Ihtiyar agacli, kuytu bahcelerden Ayisigi gibi suruklenip giden; Geceye birakip yorgun erkekleri Salinan etekler, fisiltiyla, nazla. Ebedi asigin donusunu bekler Yalan yeminlerin tanigi cicekler Artik olmayacak baharlar icinde. Ey, omrun en guzel turkusu aldanis! Aldan, gelmis olsa bile umitsiz kis; Her garipsi ayak izi kar icinde Donmeyen asigin serptigi cicekler. Ya sen! ey sen! esen dallar arasindan Bir parilti gibi gorunup kaybolan Ne istersin benden aksam saatinde? Bir gulusu olsun gorulmemis kadin, Nasil olumsuzsun aynasinda askin; Ey unutus! kapat artik pencereni, Coktan derinligine cekmis deniz beni; Cikmaz artik sular altindan o dunya. Bir duman yukselir gibidir kederden Macerasi coktan bitmis o seylerden. Amansiz gecenle yayil dort yanima Ey unutus! kurtar bu gamlardan beni. Ahmet Muhip Diranas -------------------------------------------------------------------------------- Açsam Rüzgara Ne hos, ey guzel Tanrim, ne hos Mavillerde sefer etmek! Bir sahilden cozulup gitmek Dusunceler gibi basibos. Acsam ruzgara yelkenimi; Dolassam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti, kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi. Bir limanda, buyuk ve beyaz.. Mercan adalarda bir liman.. Beyaz bulutlarin ardindan Gelse altin isikli bir yaz. Doldursa icimi orada Baygin kokusu igdelerin. Bilmese tadini kederin Bu her alemden uzak ada. Konsa ruya dolu koskumun Cicekli dalina serceler. Renklerle cozulse geceler, Nar bahcelerinde gecse gun. Her gun aheste mavnalarin Gorsem aciktan gecisini Ve her aksam dizilisini Ufukta mermer adalarin. Ne hos. ey Tanrim, ne hos! Iller, goller, kitalar asmak. Ne hos deniz deniz dolasmak Dusunceler gibi basibos. Versem kendimi butun butun Bir yelkenli olup engine; Kansam bir an guzelligine Kuslar gibi serseri omrun. ORHAN VELI -------------------------------------------------------------------------------- Ağlamak Aglamak Bazi acilarda yetmez Bazi olumlere Ortusudur bazi acilarin Orter, ortulmez Savunur bir sure Aglayanlar sevinmeli Sevin agliyabiliyorsan Acilar art arda dinmeli Durur bir nobetci gibi Durur bir bekci gibi Zamana gulmeli-gulmeli. Sevin agliyabiliyorsan Unutmanin kardesidir aglamak Uyur uyanir yataginda duygularin Dusuncenin kucaginda hep cocuktur Aglamak. OZDEMIR ASAF -------------------------------------------------------------------------------- Akarsuya Bırakılan Mektup incecikti gül dalıydı dokunsam kırılacaktı dokunmadım kurudu gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını neden akşam oluyorum tren kalkınca kırlangıçlar birdenbire çekip gidince mendiller sallanınca neden tıkanıyorum öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki az önceki çiçekler nasıl da diken diken gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik bitti o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Hasan Hüseyin -------------------------------------------------------------------------------- Şimdi Mutlu Musun Artık yaşamanın ne anlamı var Sen benim yanımda yoksun Sen beni sevmiyorsun Seni sever diye Bir zamana kadar sabrettim Bu zamana kadar Yaşadımda ne oldu Karşılıksız sevgininde Bir gün sonu vardır Şimdi işte o sondayım Artık yaşamayacaktım Aldım bir kutu ilaç Ve hepsini içtim Sen beni sevmezken Artık dünya umrumda değil O ilaçları içince Saniyelerim vardı ölmeye O bir kaç saniyedede Seni düşünüyorum yine Son saniyelerimde bile Sen varsın başkası değil Şimdi mutlumusun Seni düşünerek öldüğüm için Kadir KAVAK -------------------------------------------------------------------------------- Tahirle Zühre Meselesi Tahir olmak de ayip degil Zuhre olmak da hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil, butun is Tahirle Zuhre olabilmekte yani yurekte. Mesela bir barikatta dovuserek mesela kuzey kutbuna kesfe giderken mesela denerken damarlarinda bir serumu olmek ayip olur mu? Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil. Seversin dunyayi doludizgin ama o bunu farkinda degildir ayrilmak istemezsin dunyadan ama o senden ayrilacak yani sen elmayi seviyorsun diye elmanin da seni sevmesi sart mi? Yani Tahiri Zuhre sevmeseydi artik yahut hic sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliginden? Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil. 1949 Nazim Hikmet -------------------------------------------------------------------------------- Kırık bir heykel Parçasını arıyor her gece. Bir şarkı notasını Bir tablo renklerini Ağaç yapraklarını Vazo çiçeklerini Ve bir adam Hergece yollara düşüp yana yakıla SENİ ARIYOR Mağrur gözleri ıslak İLK DEFA AĞLIYOR bir adam GEL DİYE İLK DEFA YALVARIYOR... -------------------------------------------------------------------------------- Kimbilir kaç kişi seni sevdi Kaç Kişi güzelliğini sevdi Belki gerçek aşkla, belki değil Ama bir tek kişi senin ruhunu sevdi Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi W.J.YEATS -------------------------------------------------------------------------------- BULUSMAK ÜZERE Diyelim yagmura tutuldun bir gün Bardaktan bosanircasina yagiyor mübarek Öbür yanda günes kendi keyfinde Ne de olsa yaz yagmuru Piril piril düsüyor damlalar Eteklerin uça uça bir kosudur kopardin Dar attin kendini karsi evin sundurmasina Iste o evin kapisinda bulacaksin beni Diyelim için çekti bir sabah vakti Erkenceden denize gireyim dedin Kulaç attikça sen Patiska çarsaflar gibi yirtiliyor su ortadan Ege denizi bu efendi deniz Seslenmiyor Derken bi de dibe dalayim diyorsun Içine dogdu belki de Iste çil çil kosusan baliklar Lapinalar gümüsler var ya Eylim eylim salinan yosunlar Onlarin arasinda bulacaksin beni Diyelim sapina kadar sair bir herif çikmis ortaya Çakmak çakmak gözleri Meydan ya Taksim ya Beyazit meydani Herkes orda sen de ordasin Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarindan Yürüyelim arkadaslar diyor yürüyelim Özgürlüge mutluluga dogru Her isin basinda sevgi diyor Gözlerin yagmurdan sonra yapraklarin yesili Bi de basini çeviriyorsun ki Yaninda ben varim Can YÜCEL -------------------------------------------------------------------------------- Bütün etrafındakiler panik içine düştüğü Ve bunun sebebini senden bildikleri zaman, Eğer sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen; Eğer sana kimse güvenmezken, sen kendine güvenir Ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen; Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan, Veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen, Ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan, Bütün bunlarla beraber, ne çok iyi, ne de çok akıllı görünmezsen; Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan, Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen; Eğer zafer ve yenilgiyle karşılaşır Ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen; Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin, bazı alçaklar tarafından Ahmaklara tuzak kurmak için değiştirilmesine katlanabilirsen; Ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yakıldığını görür Ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen; Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir Ve bir yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen; Ve Kaybedip yeniden başlayabilir Ve kaybın hakkında bir kelimecik olsun bir şey söylemezsen; Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile Onları işine yaramaya zorlayabilirsen Ve kendine "Dayan" diyen iradenden başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen; Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen, Ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen; Ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitebilirse; Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen; Eğer bir daha geri dönmeyecek olan dakikayı , altmış saniyede koşarak doldurabilirsen; Yeryüzü ve üstündekiler senindir Ve dahası, sen bir İNSAN olursun. RUDYARD KIPLING -------------------------------------------------------------------------------- SEN DÖNENE DEK Kendime söz verdim Biliyorsun Kaybetmeyeceğim yüreğimi Hani Sevdalara tuz basan o şiir var ya İşte öyle... Tuz basacağım yaralarıma Sen dönene dek.. Sen dönene dek Dostlarımın rüyalarına Gülüp geçeceğim Sabah hayırlarına yoracağım Çok kereler. Kendi rüyalarımı ise Kendime saklayacağım Sen dönene dek. Yitmesine izin vermeyeceğim Güçlülüğümün Korkularıma tuz basacağım bu kere. Hele akşamın kör alacasında Yapayalnızken Büyüyen korkularımın. Sen gelene dek Şarkılarım olacak yüreğimde Oynak,kıvrak, Şen şakrak değil belki Hüzünlü,ağırbaşlı Kim bilir... Ama güzel şarkılar olacak Besbelli. Sen dönene dek Kuşların kanatlarına Takılacak gönlüm. Seyredecek dünyayı mavilerden Senden haberler bekleyerek Kuş misali Titreyerek Sen gelene dek, Kötü düşünmeyeceğim Kara bulutlar Olmayacak beynimde. Söz verdim bir kere, Beyaza kesecek Yüreğim. Sen dönene dek Şiirler yazacağım aşka dair Yağmurlar olacak içinde Rüzgarlar olacak. Ve güneş doğunca Yeniden Gökkuşağı çıkacak diye Bekleyeceğim. Sen dönene dek Alışveriş yapacağım Çay içeceğim çok kez. Müzik dinleyeceğim Yemek yiyeceğim. Uyuyup,uyanacağım İş de yapacağım elbet. İşe de gideceğim. Geceler olacak Sabahlar olacak Fırtınalar olacak. Korkular, Ümitsizlikle savaşacak. Parasız kalacağım. Çaresiz kalacağım. Zorda kalacağım Anlayacağın. Kızma sakın... Bazen ağlayacağım. Çok değil be gülüm. Sen dönene dek. Sen dönene Sen. ÇİĞDEM ALTINÖZ -------------------------------------------------------------------------------- HİKÂYE Senin dudaklarin pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz! Benim dogdugum köylerde Ceviz agaçlari yoktu, Ben bu yüzden serinlige hasretim Oksa biraz! Benim dogdugum köylerde Bugday tarlalari yoktu, Dagit saçlarini bebek Savur biraz! Benim dogdugum köyleri Aksamlari eskiyalar basardi. Ben bu yüzden yalnizligi hiç sevmem Konus biraz! Benim dogdugum köylerde Simal rüzgarlari eserdi, Ve bu yüzden dudaklarim çatlaktir Öp biraz! Sen Türkiye gibi aydinlik ve güzelsin! Benim dogdugum köyler de güzeldi, Sen de anlat dogdugun yerleri, Anlat biraz! Cahit Külebi -------------------------------------------------------------------------------- BİR KAÇAMAK ŞİİR Rüzgar esmez, yağmur yağmaz İlham gelmez bazen Fakat kalem dayanır şiirin kapısına Zorlanır kelimeler ilkin Duygularımın uysallığı da yetmez tek başına Seni gökyüzüne çağıramaz ay Suskunluğunu yırtamaz En ürkütücü vaveyla Birden kaçamak bir bakışın olur senin Hareketlenir her şey Sular ahenklenir Saçlarının bereketine kapılır yıldızlar Gözlerinin aynasında süslenir kelimeler En güzel şiiri besteler O kaçamak bakışın senin Şiir, duygularımın elinden tutar Beni sana götürür En son bir dolunay olur şiir Gözbebeklerinde kaybolur Samet Gül -------------------------------------------------------------------------------- GiZ Senin yanındayken Bir şeyler akıyor içimden, Çağlayanlar gibi--- Tutku mu desem, çoşku mu desem. Eve dönerken Bir şeyler sönüyor içimde, Gün batıyormuş gibi Hüzün mü desem, korku mu desem. Fang VEi TEH -------------------------------------------------------------------------------- |
|
|
|