siir ler
  ANASAYFA | BEN | DOSTLARIM | ALTIN SOZLER | SiiRLER | OZLUSOZLER | MAViSOZLER | DERiNSOZLER | FIKRALAR | YABANCIATASOZLERi | TURKATASOZLERi | ISIMLER_SOZCUGU | SiZiNiCiN_KARMA | MUTLULUKRECETESi  | PRATiK BiLGiLER | ve_ATATURK | E_MAiL AT  


ADAK

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------



ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyarmısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz
Göz yaşlarıma ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

Orhan Veli Kanık


--------------------------------------------------------------------------------

ARAYIŞ

Bir tas zehir verin bana içeyim
Tek unutmak için acılarımı
Baksana; kırdılar kapılarımı
Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim
Kurşuna dizdiler anılarımı
Yenik düştüm bu savaşta neyleyim
Bir mezar nasılsa işte öyleyim
Unuttum en güzel şarkılarımı
Gündüzü yok upuzun bir geceyim
Yitirdim umut kırıntılarımı
Sevgimi, neşemi, bütün varımı
Çaresiz bir yokluğun içindeyim
Gömdüm içime yıkıntılarımı
Arıyor bir yarım öbür yarımı

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

AŞK

Aşk
Varoluş sebebidir evrenin
Neye aşkıdır tanrının
Aşk
Sonsuz yaşamıdır ikinin
Aşk
İki kişilik bir komedi
Tek kişilik dramdır
Aşk bir sudur tekerlemelerde
Ve daha bir çok şeydir aşk
Kelimelerin yetersiz
Şiirlerin beceriksiz kaldığı
Anlatmakta

Ahmet Vural


--------------------------------------------------------------------------------

AŞK NEDİR ?

Sabahları mutluluk, gündüzleri hasret, akşamları sevinçtir...
Sevgilinin gözlerinde yaşama sebebi bulmaktır.
Eldeki iki yarım elmadan büyük olanını sevgiliye vermektir.
İçin sızlasa da sevgilinin yüzüne gülümseyebilmektir.
Susuzluk öldürecek olsa da bardağı önce ona uzatmaktır.
İki elin tutmaz olsa da onu sırtında taşıyabilmektir.
Almadan verirken gocunmamaktır.
Gözlerini kapattığında onun kokusunu duyabilmektir.
Bağıra bağıra "seviyorum" diyebilmektir...


--------------------------------------------------------------------------------

BİRDENBİRE

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.
Birdenbire,
Birdenbire,
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar........
Aşk birdenbire oldu.
Sevinç birdenbire.

Orhan Veli Kanık


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GÜN

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse
Bil ki SENİ SEVİYORUM

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum
Yolumun karanlığa karışan noktasında
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
Bu gece yarısında iki kişi uyanık:
Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar

Icimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Simsiyah comlarını üzerime dikiyor
Gözleri cıkarılmış bir ama gibi evler

Kaldırımlar, ıstırap cekenlerin annesi
Kaldırımlar, icimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, icimde uzayan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği cocuğum.
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum

Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin;
Iki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi ac köpekler işitsin;
Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler.

Ne ışıkta gezeyim, ne göze görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi iyice bürüneyim,
Örtün, üstüme örtün serin karanlıkları.

Necip Fazıl Kısakürek


--------------------------------------------------------------------------------

DEĞİL

Bilmem ki nasıl anlatsam;
Nasıl,nasıl size derdimi!
Bir dert ki yürekler acısı,
Bir dert ki düşman başına.
Gönül yarası desem...
Değil!
Ekmek parası desem...
Değil!
Bir dert ki...
Dayanılır şey değil.

Orhan Veli Kanık


--------------------------------------------------------------------------------

ÇIKMAZ SOKAK

Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Yine beni sevmezdin
Kahrımdan öleyim diye

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GÜN KAPINA GELSEM

Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni cağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

MOR SALKIMLI SOKAK

Seni düşündüm yine bu akşam üstü
Gelmedin mor salkımlar sana küstü
Umutsuz bekledim sabaha kadar
Çok sevdiğim yağmurlar bile sustu
Seni düşündüm de çıldırdım yine
Kahrettim seni benden alan geceye
Seni sordum yastığıma
Seni sordum boş odama
Hesap sordu yumruklarım duvarlara
Mor salkımlı sokakta ellerimi tut
Okşa yine saçımı dizinde uyut
Ne çok severmişim gidince anladım
Bu serseri gecelerde sana ağladım...
Bu akşam da sensizlik yağmurları sardı içimi
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevmemişim
Bi dönsen en güzel yerinde biten bu rüya
Yeniden yaşanır istesen
Yıldızları sermez miyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
Yine şafak söküyor
Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum ahh
Bİ dönseydin son anda
Şarjorune hasret sürdüm sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
Ve ben hala mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim
Mor salkımlı sokakta ellerimi tut okşa yine saçımı..


--------------------------------------------------------------------------------

ÖZLEMCE

özlem kokuyor her taraf
sokak başları
insan gülüşleri
ağlaşan kadınlar
flüt çalan dilenciler
hepsini severim de
öldürürüm de
keyif benim
dinlerim dinlediğim kadar
koşsam yorulduğum kadar yorulurum

özlem kokuyor her yer ya
bizim çınar
ikide bir bana bakan ihtiyar
bir de arkasını dönmüş kayıklar lar lar.....
İstanbulu seyreden sevgililer onlar
hepsi de sarhoş
hem de gizlemeden sarhoş
kim ne derse desin
en çok da onlar sahibi buranın
kucak isteyen kedilerin bile sahibi onlar

özlem kokuyor her yer
beşi bir yerde gülücükler saçan çocuklar var
bir de o çocukların gözleri
gözlerini alıyorum onların
izinsiz saklıyorum
aklıma geldikçe öpüyorum
cebimden çıkarıp
elleri var sonra
yaklaşmadıkça gözükmeyen
parmakları var
bütün susmaları çağıran bakışları..
hepsini ama hepsini alıp saklıyorum
sonra kedileri de alıyorum kucağıma
kayıkları da
sokak sokak dolaşıyorum
ne yapsam yarıyor
yarını düşünmüyorum yarıyor
dünü düşünmüyorum o da öyle
nefes alıyorum sonra
bir sonraki nefesimi
özleyerek
nefes almak yarıyor..

gezegen


--------------------------------------------------------------------------------

Bir dön de bak arkana
bak o zaman neler göreceksin.
senin uğruna akmış yaşlar,
senin adına yazılmış yazılar,
sana hitap eden şarkılar,
senin için alınmış eşyalar,
seni seven bir gönül
göreceksin.
Eğer cüret edip bakarsan
arkana
Kendini düşünmeyip te bir
ilgilenirsen bu tarafla
Sana adanmış ömrümü göreceksin...

_panthergirl_


--------------------------------------------------------------------------------

Ölüm korkusunun içimi sardığı an
seni düşünüyordum
Film şeridi uzadıkça
aklıma sen geliyordun
Hayatımın bir parçası olan sen..
Tenime dokunuşlarını anımsıyordum,
Bıçağın sertliğini hissettiğimde
Aynı acıyı hissettim terkedilmenin
yüzüme atılan tokatla
Şimdi başka bir beden arayan ruh kaldı
senden bana kalan...

_panthergirl_


--------------------------------------------------------------------------------

ŞEHiR

Bağımlı yaşamlarda buluştuk köleler gibi
Taşların arasında saklandık
Avcılar gibi avlandık ; av da olduk kendimize ...
Sonra ayrıldı yollarımız
Bakışlarımızı sabitleyerek,
Gecelerce yol aldık
bilinmezimizde yok olmak için.
Ayrı sahneler, repliklerde alkışlandık
Nasırlaşmış ellerini tuttuk dilencilerin
başka şehirlerde
Ben
Barbarların eşliğinde sıyrıldım sıradan aşklardan
Erteledim her şeyi
dünkü yarınlara
azalarak çoğaldı maskelerim.
Güzdü bu şehre ayak bastığımda
gördüğüm her yüz sen,
tuttuğum her elde elinin kıvrımları ...
Ağladım bütün bencilliğimle ;
Ayak üstü sohbetleri seven serseriler gibi
yol aldım sevgimde sessizce ...
Gece oldu
ve başladı yaşam : O an
farkına vardım bende olmadığının !
Buralarda zordur yaşam :
iklime ayak uydurmak
maskeleri değiş-tokuş etmek.
Savaştım ama zırhım olmadan
Savaştım ...
Kusurlarla zenginleştirdim kusurlu dünyamı
Defalarca
Geriye dönüp baktım
aralarında saklandığımız taşlara .
Kaçtığım,
Korktuğum her şey :
teker teker
ben oldu, biz oldu ...
İlerledim ...
Zaman oldu ,
Yetişemedim kendime .
Bağlarını aşındırarak senle dolu yazgımın
Bu şehri
Seninle sevdim .


--------------------------------------------------------------------------------

SEN ve BEN

Bir yol biliyorum,
Bir ucu sen, bir ucu ben;

Bir şiir yazıyorum,
Kalemi ben, kağıdı sen

Bir söz söylüyorum,
Söyleyen ben, söyleten sen;

Bir çiçek biliyorum,
Çiçeği sen, dikeni ben;

Bir göz yaşı biliyorum,
Ağlayan ben, ağlatan sen;

Bir sevgi biliyorum,
Seven ben, sevilen sen;

Bir yaşam biliyorum,
Yaşayan ben, sevinci sen;

Bir kalp biliyorum,
Kıran sen, kırılan ben;

Ama yine de bir insan biliyorum,
Yarısı sen, yarısı ben...

Deniz ACAR


--------------------------------------------------------------------------------


SEVGİNİN NEYE BENZEDİĞİNİ DÜŞÜNDÜ

Sevginin neye benzediğini düşündü.
Rüzgara mı, dalgaya mı,
yoksa gökyüzüne mi?
Rüzgar olmalıydı.
Ne zaman, nereden
eseceği belli olmayan.
Ya da dalgaya,
Kimi zaman sakin,
Kimi zaman hırçın.
Ya da....
Gece rüyasında gördü
sevginin ne oldugunu
Gökyüzüydü bu.
Ne zaman varolduğunu
kimsenin bilmediği,
...Ve yine ne zaman
yok olacağını.

Atilla Çelik


--------------------------------------------------------------------------------

Birini sevmek isterdim,
Beni sevmediği için.
Birini özlemek isterdim,
Bana çok yakın olduğu için.
Üzülmek isterdim,
İncitmemek için.
Yanılmak isterdim,
Öğrenmek için.
Var olmak isterdim
Varlığımı hissetmediğim şu dünyada.
Yok olmak isterdim,
Yokluğunun acı verdiği zamanlarda.

jasminy


--------------------------------------------------------------------------------

YAPMADIĞIN ŞEYLER

Anımsıyor musun yeni arabanı
Ödünç alıp çarptığım günü?
Öldüreceğini sanmıştım beni, öldürmedin oysa.
Anımsıyor musun seni zorla sahile götürdüğüm,
Yağmur yağacağını söylediğin ve
Yağmurun yağdığı günü?
"Söylemiştim sana " demeni beklemiştim, demedin oysa.
Anımsıyor musun kıskandırmak için seni
Başka oğlanlarla oynaştığım ve senin kıskandığın günleri?
Terkedeceğini sanmıştım beni, terketmedin oysa
Anımsıyor musun çilekli pasta düşürüp
Arabanın paspasını kirlettigim günü?
Tokatlayacağını sanmıştım beni tokatlamadın oysa.
Anımsıyor musun dansın resmi giysili olduğunu
Söylemeyi unuttuğum ve senin kot pantolanla geldiğin günü?
Bırakacağın sanmışıtım beni, bırakmadın oysa.
Evet yapmadığın çok şey vardı.
Ama dayandın bana ve sevdin beni
Ve korudun beni.
Çok şey vardı
Benim de senin için yapmak istediğim,
Askerden döndüğünde,
Dönmedin oysa.


--------------------------------------------------------------------------------

BEN SENİ SEVDİM Mİ?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini

Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim

Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde

Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gun orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

BIİLDİĞİM BİR ŞARKI VAR

Merhametsiz karanliık içindeyim
Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum
Mavi denizlere mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum

Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum
Bütün sarkılar gibi kederli
Sokaklar, caddeler, evler bomboş
Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi

Yoklugun sırtıma saplandı bir bıçak gibi
Akıtır taşa, toprağa kanımı
Dünya seninle aydınlık ve güzeldi
Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı

Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı
Yanmaz elinin değmediği ışıklar
Gel, o şarkıyı beraber söyleyelim
Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar

Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar
Yumdum gözlerimi seni düşünüyorum
Mavi denizlere, mor dağlara karşı
Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri,
Bir türlü sabah olmayı bilmez,
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
Vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın.
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun, uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

YAŞAYAN ÖLÜ

Bir ölü gelecek evine yarın
Gözlerinde yarım kalmış arzular
Dalıp hayaline hatıraların
Duracak kapında sabaha kadar

Duyunca kapının çalındığını
Korkulu gözlerle dışarı bakma
Bütün odaların yak ışığını
Bir benim kaldığım odayı yakma.

Siyahlar giyin de pencereye çık
Aç kapıyı korkma yabancı değil
Bir ölü ki yaşıyor, gözleri açık

Ölüm seni sevmekten acı değil
Aradı bu ölü hayatı sende
Öldü artık, sevsen de sevmesen de

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

TESBİH

Sen giderken gözlerim dopdoluydu
Ve yağan yağmurla caddeler ıslak
Yokluğundan bir rüzgar esti hazin
Teselliler döküldü yaprak yaprak

Gökyüzünde bir bir söndü yıldızlar
Bir karanlık geldi gittiğin yerden
Ümitlerim vardı tesbih misali
Sen giderken dağılıverdiler birden.

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

BENİ UNUTMA

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşar gününe de rastlasa
Beni unutma

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------

YOLCU

Bir çiçek görürsün koklarsın
Dalından koparamazsın onu toprağa bağlıdır
Günler sonra solar kaybolur, sende kaybedersin onu
Bir çocuk görürsün elde edemezsin onu bir çiçek gibi
Toprak gibi ana babaya bağlıdır.
Bir kadın seversin arzularsın yaklaşamazsın
Toprak gibi bağlıdır aileye, değerlerine,
Hayatta elde etmek zordur bir çok değerleri
Çaba,gayret,istek yetersiz kalır kimi zaman
Tas ile taşlaşamazsın yenilirsin
Alın yazını değiştiremezsin
İstediğin gibi yürümüyorsa
Cilvesidir bunlar yasamın
İstenilen arzu edilen değerler
Ya geç ulaşır
Ve ya hiç bir zaman uğramaz sana...

D.OLKUN


--------------------------------------------------------------------------------

TÜKENECEĞİZ

Ne böyle senle ne de sensiz, yazık yaşanmıyor çaresiz
Ne bir arada ne de ayrı olmak imkansız,hiç sebepsiz
Ne hayallerle ümitlerle mutlu olmaktı dileğimiz
Suçlu ne sensin ne de benim, şimdi sensizim sen de bensiz
Biran gelipte küllenince, yüreklerimiz dinlenince
Başka sevgilerde teselli bulunca işte biz o gün düşeneceğiz
Etrafımızı sarı verecek; bir boşlukki asla bitmeyecek
Herşey biranda anlamsız gelecek, işte biz o gün tükeneceğiz..

Sezen Aksu


--------------------------------------------------------------------------------

HAN DUVARLARI
Yagiz atlar kisnedi, mesin kirbac sakladi
Bir dakika araba yerinde durakladi.
Neden sonra sarsildi altimda demir yaylar,
Gozlerimin onunden gecti kervansaraylar...
Gidiyorum, gurbeti gonlumle duya duya,
Ulukisla yolundan Orta Anadolu'ya
Ilk sevgiye benzeyen ilk aci, ilk ayrilik!
Yuregimin yaktigi atesle hava ilik,
Gok sari, toprak sari, ciplak agaclar sari...
Arkada zincirlenen yuksek Toros daglari,
Onde uzun bir kisin soldurdugu etekler,
Sonra donen, donerken inleyen tekerlekler...
Ellerim takilirken ruzgarlarin sacina
Asildi arabamiz bir dagin yamacina,
Her tarafta yukseklik, her tarafta issizlik,
Bu islakla uzayan, donen kivrilan yollar.
Uykuya varmis gibi gorunen yilan yollar
Basini kaldirarak boslugu dinliyordu.
Gokler bulutlaniyor, ruzgar serinliyordu.
Serpilmeye basladi bir ruzgar ince ince,
Son yokus noktasindan duzluge cevrilince
Nihayetsiz bir ova agartti benzimizi
Yollar bir serit gibi ufka bagladi bizi
Gurbet beni muttasil cekiyordu kendine
Yol, hep yol, daima yol... bitmiyor duzluk yine.
Ne civarda bir koy var, ne bir evin hayali
Sonunda ademdir diyor insana yolun hali,
Arasira geciyor bir atli, iki yayan
Bozuk duzen taslarin ustunde tikirdiyan
Tekerlekler yollara bir seyler anlatiyordu,
Uzun yollar bu sesten silkinerek yatiyor...
Kendimi kaptirarak tekerlegin sesine
Uzanmis kalmisim yaylinin siltesine,
Bir sarsinti... uyandim uzun suren uykudan;
Geciyordu araba yola benzer bir sudan
Karsida hisar gibi Nigde yukseliyordu,
Sag taraftan cingirak sesleri geliyordu;
Agir agir onumden gecti deve kervani,
Bir kenarda gorundu beldenin viran hani.
Alaca bir karanlik sarmadayken her yeri
Atlarimiz cozuldu, girdik handan iceri
Bir deva bulmak icin bagrindaki yaraya
Toplanmisti garipler simdi kervansaraya.
Bir noktada birlesmis vatanin dort bucagi
Gurbet ceken gonuller kusatmisti ocagi,
Bir pirilti gordu mu gozler hemen daliyor,
Gogusler cekilerek nefesler daraliyor,
Sisesi is baglamis bir lambanin isigi
Heryuzu ciziyordu bir huzun kirisigi,
Gitgide birer ayet gibi derinlestiler
Yuzlerdeki cizgiler, gozlerdeki cizgiler...
Yatagimin yaninda esmer bir duvar vardi,
Ustunde yazilarla hatlar karismislardi;
Fani bir iz birakmis burda yatmissa kimler,
Aygin baygin maniler, acik sacik resimler...
Yukuya varmak icin bu hazin gunde, erken,
Kapanmayan gozlerim duvarlarda gezerken
Birdenbire kipkizil birkac satirla yandi;
Bu dort misra degil, sanki dort damla kandi
Ben garip cizgilere ugrasirken basbasa
Raslamistim duvarda bir sair arkadasa;
*On yil ayriyim Kinadagi'ndan
Baba ocagindan yar kucagindan
Bir cicek dermeden sevgi bagindan
Huduttan hududa atilmisim ben*
Altinda da bir tarih. Sekiz mart otuz yedi..
Gozum imza yerinde baska ad gormedi.
Artik bahtin aciktir, uzun etme arkadas!
Ne hudut kaldi bugun, ne askerlik, ne savas;
Araya gitti diye iclenme baharina,
Huduttan goturdugun san yetisir yarina!
Ertesi gun basladi gun dogmadan yolculuk
Soguk bir mart sabahi...Buz tutuyor her soluk
Ufku tutusturmadan fecrin ilk alevleri
Arkamizda kaliyor sehrin kenar evleri
Bulutlarin ardinda gun yanmadan sonuyor,
Hoyukler bir dag gibi uzaktan gorunuyor...
Yanimizdan geciyor agir agir kervanlar,
Bir derebeyi gibi kurulmus eski hanlar
Biz bu sonsuz yollarda variyoz, gitgide,
Iki dag ortasinda bogulan bir gecide
Siki bir poyraz beni titretirken icimden
Gecidi atlayinca sasirdim sevincimden
Ardimda kalan yerler anlasirken baharla
Onumuzdeki arazi ortulu simdi karla
Bu gecit sanki yazdan kisi ayiriyordu
Burada son firtina son dali kiriyordu
Yaylimiz tukenirken yollari ayni hizla
Savrulmaya basladi karlar etrafimizda
Karlar etrafi beyaz bir karanliga gomdu;
Kar degil, gokyuzunden yagan beyaz olumdu...
Gonlumde can verirken koye varmak emeli
Arabaci haykirdi *Iste Araplibeli*
Tanri yardimci olsun gayri yolda kalana
Biz menzile vararak atlari cektik hana.
Bizden evvel buraya inen uc dort arkadas
Kurmustular tutusan ocaga karsi bagdas
Citirdayan calilar dort cana can katiyor
Kimi haydut kimi kurt masali anlatiyor
Gozlerime cokerken agir uyku sisleri
Cicekliyor duvari ocagin akisleri
Bu akisle duvarda cizgiler beliriyor
Kalbime ates gibi su satirlar giriyor
*Gonlumu cekse de yarin hayali
Asmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Ruzgarin onune katilmisim ben*
Sabahleyin gokyuzu parlak, ufuk acikti
Gunesli bir havada yaylimiz yola cikti
Bu gurbetten gurbete giden yolun ustunde
Ben uc mevsim degismis goruyordum uc gunde
Uzun bir yolculuktan sonra Incesu'datdik
Bir han yorgun argin tatli bir uykudaydik
Gun dogarken bir olum ruyasiyla uyandim.
Basucumda gordugum su satirlarla yandim!
*Garibim namima Kerem diyorlar
Asli'mi el almis haram diyorlar
Hastayim derdime verem diyorlar
Marasli Seyhoglu Satilmis'im ben*
Bir kitabe kokusu duyuluyor yazinda
Korkarim yaya kaldin bu gurbet cikmazinda
Ey Marasli Seyhoglu, evliyalar adagi!
Bahtina lanet olsun asmadiysan bu dagi!
Az degildir, varmadan senin gibi yurduna
Post verenler yabanin hayduduna kurduna!
Arabamiz tutarken Erciyes'in yolunu
Hanci dedim bildin mi Marasli Seyhoglu'nu?
Gozleri uzun uzun burkuldu kaldi bende,
Dedi
Hana sag indi olu cikti gecende!
Yasaran gozlerimde her sey artik degisti
Bizim garip Seyhoglu buradan gecmemisti...
Gonlumu Marasli'nin yakti kara haberi.
Aradan yillar gecti iste o gunden beri
Ne zaman yolda bir han raslasam irkilirim,
Cunku sizde gizlenen dertleri ben bilirim
Ey koyleri hududa baglayan yasli yollar
Donmeyen yolculara aglayan yasli yollar!
Ey garip cizgilerle dolu han duvarlari
Ey hanlarin gonlumu sizlatan duvarlari!...

FARUK NAFIZ CAMLIBEL


--------------------------------------------------------------------------------

KUŞ HATIRALARI

Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

Kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.

Yerli malı kullanan
yurdun üç tarafı denizlerle çevrili
kuruüzüm incir fındık
tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
kuru üzüm ve inciri satan
karşılığında
çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
bir toprağın fertleri...
Biraz yoksul biraz mütevekkil
biraz mahcup biraz kırılgan
biraz naif ama hep umutlu...

Özlerdik.
Memleketteki halamızı
ince doğranmış bir dilim pastırmayı
yurttan sesler korosunu
akşam komşuluklarını
radyo tiyatrolarını
sabah ezanını
kalaycıyı bozacıyı
münir nureddin şarkılarını
orhan boran yarışmalarını
kandil gecelerini duvar sarmaşıklarını
bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
okul önü koz helvalarını
akşam oturmalarını
ve hayatı...

Top oynardık
ip atlar kedi kovalar
taşlarla birbirimizin başını yarar
mahalle savaşları çıkarır
gece olunca da tutar babalarımızın elinden
yazlık sinemalara gider
Sadri Alışık Vahi Öz
Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder
Olimpos gazozları içer
güler eğlenir bağırır çağırır
dönerken yıldızları sayardık.
Biz sıkı çocuklardık.

Hepimizin birer yıldızı vardı
onlara isim takardık
onlar da bize isim takardı
pus ve dumandan önce bu şehrin
geceleri gökırpan ve isimleri takılan yıldızları vardı.

Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik
biz kimseden yana değildik.

Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri
olmazdı
Bir değirmendeydik
öğütülen
öğütülürken türküler söyleyen
buğday başaklarına benziyorduk.
Ben
çorbalardan tarhanayı
yemeklerden kurufasulyayı
sigaralardan Harmanı
belki bunun için çok sevdim.

Yollar bozuk musluklar bozuk
ziller bozuk paralar bozuk
ama adamlar sağlam idi.

Bu şehrin yıldızları vardı.
Saçlarına kurdelalar takan
çivitle yıkanmaktan aşınmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
gözleri önünde
yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
küçük çocukları vardı bu şehrin
bu şehrin yıldızları vardı.

Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı.
Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi.
Taksimden Fatihe troleybüs kalkar
Şişhanede mutlak raydan çıkardı.
Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.

Muammer Karacan'nın adına bir tiyatro binası yoktu
bizzat kendisi vardı.

Başımız ağrırdı komşumuz vardı
gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
Çorbamızı umutlarımızı
memleket kadar kalbimiz paylaştığımız komşularımız
vardı.

Geceleri bekçimiz
gündüzleri sütçümüz
bizim kadar zayıf da olsa
nohuta ve makarnaya alışmış da olsa
Sarman adında bir kedimiz
ceplerimizde kırık misketlerimiz
çamur bulaşığı ellerimiz
ve gülümseyen bir yüzümüz
kimseye göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
biraraya gelerek çektirebileceğimiz
bir aile fotoğrafımız vardı.

Bir sabah bütün iyi şeylerin
Ayvansaray iskelesinden
hayal ülkesine doğru demir alan
bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
aramızdan ayrıldığını gördük
Sonra Ayvansaray'ın sularının çekildiğini yazdı
gazeteler.
Süheyla hanımın Raci beyin
Melahat mehveş ablanın
Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise
yazmadılar nedense.
Ama yok ama yoklar.

Ne Harman sigarası kaldı geriye
ne Olimpus gazozu
ne Sadri Alışık.

Kalan bir tortuydu belki.

Belki kırık bir rüya denizi
belki suya düşürdüğümüz suretimizin
cep aynamıza nüktedan bir yansımaydı herşey.
Herşey Maltepe sigarasının
hep arandığında
her bakkalda bulunabilmesi ile
büyüsünü kaybetmişdi belki de .
belki de biz bir rüya mı görmüştük?

Hadi hepsi yalandı.
Hadi hepsi hayaldi.
Hadi hepsini ben uydurmuştum.
Ama rüyalarımızın melekleri
ve soframızın daim konukları kuşlar?
Ya onlar?
Onları siz de görmediniz mi?
Sizin de sofranıza konup
rüyalarınıza uğramadılar mı?
Onlar da mı yalandı?

İbrahim Sadri


--------------------------------------------------------------------------------

ADAK

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiçekler getireceğim
Bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden

Ümit Yaşar Oğuzcan


--------------------------------------------------------------------------------



SERENAD

Yesil pencerenden bir gul at bana
Isiklarla dolsun kalbimin ici.
Geldim iste mevsim gibi kapina,
Gozlerimde bulut, saclarimda cig.

Acilan bir gulsun sen yaprak yaprak
Ben askimla bahar getirdim sana.
Tozlu yollardan gectigim uzak
iklimden sarkilar getirdim sana.

Seffaf damlalarla titreyen agir
Goncanin altinda bukulmus her sak;
Senin icin dallardan suzulen itir,
Senin icin yasemin, karanfil, zambak...

Bir kus sesi gelir dudaklarindan
Gozlerin gonlumde acar nergisler,
Dusen bin opustur yanaklarindan
Mor akasyalarla urperen seher.

Pencerenden bir gul attigin zaman
Isiklarla dolacak kalbimin ici..
Geciyorum mevsim gibi kapindan,
Gozlerimde bulut, saclarimda cig.

Ahmet Muhip Diranas


--------------------------------------------------------------------------------

HATIRLAMA

Sen akşamlar kadar büyülü,sıcak,
Rüyaların kadar sade,güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerinde yaz bahçelerinin.

Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından.

Ahmet Hamdi Tanpınar


--------------------------------------------------------------------------------

ZATEN

Nasil kirik dokuk,
yarim yamalak, eksik,
nasil yamali hayatlar
geciyor gozlerimin onunden.

Bir zanaat mutsuzluk sanki:
Ogrenip bir onceki nesilden,
onyillarca didiniyoruz
ve kuskuya dussek de bazen,

saniyoruz ki
boyledir, iyidir,
ne olacak ki baska,
budur hayat zaten.

Ya beceremiyoruz biz bu isi,
ya da becerecek bir sey yok zaten.

RONI MARGULIES


--------------------------------------------------------------------------------

Umutların Bittiği Yerde

Bir dus gibi basladi her sey, o sonsuz
Ve el degmemis guzelliginde askin
Uzaklarda arayip da buldugumuz
Belki de bizdik, sesiz ve dalgin

Her yer yesile kesmisti yaprak yaprak
Buyulu sesizliginde ormanlarin
Elele, daglar ve denizler asarak
Bir yere vardik, mutluluga en yakin

Oyle yukseldik, goge degdi basimiz
Tum mesafelerini astik dunyanin
Oylesine hur ve oyle yapayalniz

Ve sonra bir yere geldik ki ipissiz
Caresizlik bir tek hancer gibi yalin
Saplandi bagrina butun umutlarin

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Son Mektup

Olursem sasirma
Olebilirim
Olursem aglama
Yine gelirim
Olursem seslenme
Uyuyacagim
Olursem uzulme
Yasayacagim
Olursem bekleme
Geri donemem
Olursem olme
Sensiz edemem

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Acılar Denizi

Ben acilar denizinde bogulmusum
isitmem vapur duduklerini , marti cigliklarini
Dalgalar hergun bir baska kiyiya atar beni
Duyarim yosunlarin benim icin agladiklarini

Oluyum coktan, bir baksana gozlerime
Gor, icindeki o kanli cam kiriklarini
Bu ne karanlik , bu ne zindan gece boyle
Butun gemiler sondurmus isiklarini

Ben acilar denizi olmusum, yaklasma
Sularim tuzlu, sularim zehir zemberek
Baksana; herkes icime dokmus artiklarini

Bu karanlik bitse artik, bir ay dogsa
Bir deli ruzgar ciksa; alip goturse
Yillarin icimde biraktiklarini...

U.Y. Oguzcan


--------------------------------------------------------------------------------

Ağıt

Her sey guzeldi bir zaman, cok once
Sehirler, insanlar, gunes deniz
Mutlulugumu gorebilirdiniz
Cokmeseydi icime bu son gece

Her sey bir anda bitmeseydi, yazik
Olmasaydi gencligime aptalca
Belki de o yerlere varirdik
O uzak daglara ulu: koskoca

Orada her sey degisirdi belki
Acardi umutlarimiz bakarsin
Ates rengi, kan rengi guller gibi
Topraginda kimbilir hangi askin

Oysa simdi nerdeyiz, neyiz bak
Her umut belirtisinden uzagiz
O sevilmis gozlerde saf ve berrak
Bir ayna bile yok bakacagimiz

Her sey kursuni bir renk almis, soguk
Bozkirlardir uzayan onumuzde
Kime baksan o yuz: veremli, soluk
Tek mavi kalmamis gokyuzumuzde

Her yerde bitmisligi guzelligin
Kum kamyonlari putreller betonlar
Sonra ta besikten mezara deggin
Sifirlar, yuzler, binler ve milyonlar

Hadi ol bakalim olebilirsen
Zincirlerle bagliyken yasamaya
Omuzla yukunu, hadi yalniz sen
Isterse gucun olmasin tasimaya

Yenik dusmusuz iste gercek ortada
Cokmus boynumuza zulmun elleri
Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da
Bir mahkum gibiyiz kac yildan beri

Yargic hukmunu coktan vermis oku
Boynundaki yasamak fermanini
Yasamak sonra olmek; iki korku
Geri getirmezken bir anini

Terkedilmis sehirleri bilirsin
Bilirsin gomulmus uygarliklari
Ve dusun ki; patlamasi bilincin
Yirtmaya yetmiyor karanliklari

Oyleyse cek sapla goge bicagini
De ki; benim isim tanriliktan guc
Benim hem yuksek, hem en asagi
Iste ellerimde sonsuzluk ve hic

De ki; Omur verdin; en buyuk yalan
De ki; Beden verdin; ici bos ve kof
Iste! Yuce eserin, iste insan
Ve yirt gogsunu, bagir: Of Tanrim of.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Andıkça

Ne zaman seni dusunsem icim urperir
Seninle gecen her saat, her gun gelir aklima
Bir aksam vakti gelir bir deniz kiyisi gelir
O essiz hatiralar butun gelir aklima

Ne yapsam unutamam yasadigimizi
Sevgindi sevgilerin en yalansizi
Simdi nerde bir gul gorsem kirmizi
Dudaklarimi uzun uzun optugun gelir aklima

Bir ciban buyurcesine ortasinda gecenin
Dolar yuregime huznu seni sevmenin
Dunyada ne benim yerim var artik ne senin
Aglarim basucunda olumun gelir aklima.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Anılarda Yaşarken

Cekingen adimlarla sesiz ve urkek
Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
O buyulu sarkilarini soyleyerek
Gencligimi geri getirdi ellerin

Sundun paha bicilmez guzellegini
Oylesine diri oylesine sicak
Boylesine bir mutluluk anladim ki
Omur boyunca bir kez yasanir ancak

Bir kez nefes aldigini anlar bir gun
Bir kez bir kisiyle insan butunlenir
Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir

Anilarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadik yerlerde yeserir buyur
Yasamak bastanbasa yalan olsa da
O alir bizi uzaklara goturur

Emzirir gur memelerinden istekle
Biz farkina varmadan uzar omrumuz
Anilarda yasarken bir gun gelir de
Biz de biber ani olur oluruz.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Şairi

Acilar vardir, bir de caresizlikler
Ne zaman basladiysa benim oykum
Yuruduk, kimbilir kac yil beraber
Bir yanimda ask, bir yanimda olum
Durup durup kirlendim yasadikca
Askti beni yikayan, Aritan su
Dunyami saran bir uctan bir uca
Hep o bir gun sevememek korkusu
Ben kalbimi o taslarda biledim
Butun pisliklerini yeryuzunun
Kazidim hancerimle yeniledim
Son dakikasinda bile omrumun
Ben Tanridan baska bir sey istemem
Her sevgiye acik olsun pencerem

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Aşka Dönüş

Donebilmek o donusu olmiyan yollardan
Surekli bir aldanis bir daha bir daha
Hic bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Cikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan

Konusmak konusmak gozlerle fisiltilarla
Duymak buyulu sicakligini beyaz ellerin
Her gecen dakika var oldugunu anlamak icin
Yasamak arzu dolu dudaklarda, sarkilarla

Unutmak ne varsa kotulukten yana
Inmek sevilen gozlerin derinligine
Oyle mutlu, oyle sarhos, alabildigine
Bin yil icmek o sulardan kana kana

Her gun ona kosmak daglardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatli hayal, en buyuk gercek
Anlarsin tasan o gunlerden gecelerden

Sonra bir gun o butun karanliklari yirtasin gelir
Basini alip gidesin gelir uzak denizlere
Artik her sey bos ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir bugu halinde o yukselir

Sen yoksun artik anla yeryuzunde bir o var
Onun elleri var, gozleri, dudaklari
Anlarsin tenin besledigi zaman topraklari
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar

Yeniden var olustur ya da bir baska turlu olustur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aska donustur bu.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Aşk Mıydı O

Ask miydi o, askimsi bir sey miydi
Neydi cekip kendine, beni baglayan
Kanatan dudagimi, tenimi daglayan
Elleri ta icimde o dev miydi

Etime bir alev degmiscesine
Nasil da yakardi optugu zaman
Bir su gibi akip gitti avuclarimdan
Yorgunum simdi bin yil sevmiscesine

Hani o yalniz benim olan gul, kirmizi
Gozlerimin onunde acilan sonsuz bahce
Hani, o var olmalarimiz opustukce
O delice surdurmeler yasantimizi

Hic doymamak oysa, tene, kokuya, aska
Sarildikca guclenmek, butunlenmek
Kudurmus arzularla zamani yenmek
Ve en kuytularda bulusmak korka korka

Kimi gun utanmak otlardan, cimenlerden
Kimi gece mihlamak golgemizi duvara
Varmak icin o sevgiyle acilmis kollara
Apansiz dusmek yukseklerde bir yerden

Oydu iste alistigim, ozledigim simdi de
Sevgice bir tutku, askimsi bir yakinlik
Avunmak... Kirik dokuk anilarla artik
Kimbilir? o geceler yasanmadi belki de

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Ayrılanlar İçin

Yollarimiz burada ayriliyor
Artik birbirimize iki yabanciyiz
Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa
Her seyi evet her seyi unutmaliyiz

Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme
Insan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer
Sen de unutursun bir gun gelir

Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine
Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi
O gunlerce gecelerce sevismelerimizi

Her seyi evet her seyi unutabilirsin
Hatta butun yazdiklarimi satir satir
Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Bana Bir Şarkı Söyle

Ozledim sesini ne olur konus
Bir gul actir zamanlarin otesinden
Karanliklar icindeyim, kapkarayim bugun gel
Gok mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir sarki soyle
Icimde bir sey kimildiyor
Gozlerim kan canagi, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaraliyim, caresizim umutsuzum
Bana bir sarki soyle
Yagmur ol yag usme, gunes ol isit
Dokul karanligima isiklar gibi
Al beni, en uzaklara gotur
Sesin aksin icimde bir pinar gibi
Bana bir sarki soyle
Butun renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir gecen yazdan
Bir tuy gibi, bir bahar dali gibi
Hafiften, inceden, guzelden, en beyazdan
Bana bir sarki soyle
Bazan kar nasil hazin yagar bilirsin
Kursuni bir gokyuzunden aglamakli
Iste oyleyim, kapkarayim bu gun gel
En huzunlu sesinle, en dokunakli
Bana bir sarki soyle

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Bekleyenler İçin

Bir ayak sesi duymayayim
Kapiya kosuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah sac gormeyeyim
Yuregim burkuluyor
Aglamakli oluyorum
Her sey bana seni hatirlatiyor
Gokyuzune baksam
Gozlerinin binlercesini gorurum
Bir ruzgar degse yuzume
Ellerini dusunmeden edemem
Yaktigim butun sigaralarin dumanlari sana benzer
Tadi senden gelir
Yedigim yemislerin
Ictigim ickilerin
Ve icimdeki bu dayanilmaz sikinti
Bu emsalsiz huzun
Seni bekledigim icindir

Resmine bakamaz oldum
Uykulardan korkuyorum artik
Utaniyorum odamdaki butun esyalardan
Su sedir hala gelip oturmani bekliyor
Su ayna karsisinda guzelligini seyretmeni
Su kadeh dudaklarina degebilmek icin duruyor masada

Ve su saat geldigin anda
Durabilir sevincinden
Zaman cildirabilir
Cunku benim dunyamda
Olumsuzluk, seni sevmek demektir.

Bir cocuk dogmayi bekler
Bir agir hasta olmeyi
Bitkiler yagmur ve gunesi bekler
Yalniz bir kadin sevilmeyi
Ve dusun ki bir adam
Icinde butun bekleyenlerin korkusu ve umidi
Seni bekler
Asilmayi bekleyen bir idam mahkumu gibi

Sen gelinceye kadar
Pencerem kapali duracak
Ruzgar gelmesin diye
Artik perdeleri acmayacagim
Gun isigi girmesin diye
Sonra kahrolacagim
Bu karanlikta, bu derin yalnizlikta
Ve gunlerce gecelerce haykiracagim
Nerdesin diye, Nerdesin?

Bir gun bu kapidan sen gireceksin
Biliyorum
Ergec bu bekleyisin bir sonu gelecek
Yillarca sonra
Oldugum gun bile gelsen
Butun bu bekleyisimi ve oldugumu unutup
Cocukler gibi sevinecegim
Kalkip sarilacagim ellerine
Uzun uzun agliyacagim.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Ben Bir Eylül Sen Haziran

Bir eyluldu baslayan icimde
Agaclar dokmustu yapraklarini
Cimenler sararmisti
Rengi solmustu tum ciceklerin
Gokyuzunu kara bulutlar sarmisti
Katar katar gidiyordu kuslar uzaklara
Deli deli esiyordu ruzgar
Dagilmisti yazdan kalan ne varsa
Yasanmamis bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar
Sevmisligim, sevilmisligim
O heyheyler, o delismenlikler neydi
Ne bu kadere boyun egmisligim
Ne bu acidan korlasan yurek
Ne bu kurumus nehir; gozyasim
Onumdeki dizboyu karanliklar da ne
Ne bu ardimdaki kul yigini; elli yasim

Beni kotu yakaladin haziran
Gamli, yikik eylul sonuma
Bir ilk yaz tazeligi getirdin
Masmavi gogunle
Cana can katan gunesinle
Piril piril engin denizinle girdin icime
Cicekler acti dokundugun
Cimler buyudu yurudugun
Ve guller katmer katmer oldu guldugun yerde

Basimda senin kuslarin kanat cirpiyor simdi
Oldurdugun yemislerin agirligindan
Dallarim yere degiyor
Gunesi batmadan saclarinin
Bir dolunay doguyor bakislarindan
Gun boyu senden bir meltem esiyor yanan alnima
Uykusuz gecelerim seninle apaydinlik
Basim donuyor, off basim donuyor yasamaktan
Olebilirim artik

Olme diyorsan; gitme kal oyleyse
Saril simsiki, tenim ol, beni birakma
Baksana; parmak uclarim ates
Lavlar fiskiriyor gozbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her caresizlige
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalim onucuncu aylara
Ben bir eylul, sen haziran.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

Benim Korkum Ölüm Değil

Gecen gun senin yaninda aklima olumum geldi
Sensizlik bir mizrak gibi saplandi kalbime
O son ani hatirladim, o seni koyup gidisimi
Ilk defa bu kadar uzuldum dunyaya geldigime
Olum! kacinilmaz sonuc o soguk kelime
Bir gun ucuz bir fahise gibi koynuma girecek
Yuzumde gezinecek pis ve igrenc elleri
Korkudan buyumus gozlerimde hayaller can verecek
Biliyorum uzuleceksin, ama bir gercek
Bir yerde sevismek gibi, bir yerde yasamak kadar
Ne hazin sicakligimizin bizi terketmesi
Ve yuzuze birbiri ardinca kapanan kapilar
Ergec uzanir bir el son kampanyayi calar
Anlariz kacinilmaz anin geldigini
Sehre bir bomba dusmus gibi aynalar, camlar kirilir
Insan arar da bir turlu bulamaz guzelligini.
Kimse benim kadar bilemez olumun rezilligini
Seni koyup gitmenin huznunu ben anlarim
Cunku ben sende bildum kendimi, sende sevdim
Senin yaninda seninle degerlendi zamanlarim
Ne aci gun kadehlerin bos kalmasi, sarkilarin yarim
Mevsimlerin birbiri ardinca bir anda bitivermesi
Ansizin tiprakla dolmasi gozlerimizin
Kanimiza o cirkin boceolerin girmesi
Kim bilir olum belki de bir cilenin sona ermesi
Belki guzeldir, su sefil dunyaya bos gozle bakmak
Ne care ki sen varsin, o dunyada sen varsin
Benim korkum olum degil, seni yalniz birakmak.

UMIT YASAR


--------------------------------------------------------------------------------

ÜSÜYORUM

üsüyorum senden uzak
yanaklarim islak
dudaklarim kuru
kalbim acilarla dolu
üsüyorum fakat -
soguktan degil
askin verdigi korkudan üsüyorum
gidiyorum ama kalacak gibi degil
degil birtanem cünkü
arkamda seni -
sevgimi birakiyorum


--------------------------------------------------------------------------------

Seni Bekliyorum

Seni bekledim sahilde her gecenin mor sabahlarında
Dalgalar eşlik etti bana, seni konuştuk onlarla
Martılar da katıldı sohbetlerimize
Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana

Rüzgarlar ortak oldu dertlerime
Hep senden bir koku getirmek istediler bana
Uzaklardan geliyoruz dediler, ama seni görmemişler yollarda
Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana

Seher yeli yaklaştı yanıma
Sanki dertlerimi götürmek istercesine
Etrafımda dolandıkça seni hatırlattı bana
Hepsi birden, hep bir ağızdan
Seni beklemem gerektiğini söylediler hep bana

Bekliyorum seni bu sahillerde
Kör gecenin sabahlarında
Bir gün banada güneş doğacak biliyorum
Sen geleceksin yanıma
Ama ozamana kadar herkes
Seni beklemem gerektiğini söylüyorlar hep bana

Nihat YALINKILIÇ


--------------------------------------------------------------------------------

KUĞULAR

içimdeki kuğuları uçurdum sana doğru
Tut yakala kaçırma
Sımsıkı sarıl da bırakama
Kokla incecik boyunlarını da
O kokuyu bende bulama
Diye....

Kulağıma misafir müzikleri tattırdım
Kulağına yabancı
Bir tadan pişman bir de tadamayan
Sadece tattırdım sana
Doyama daha fazla arzula
Arzula da alama
Diye...

Ellerimin, gözlerimin müdavimi kitaplardan
Sana özet geçtim
Detay fakiri, anlayış düşmanı ol
Dinle de bakakal
Bakakalıp konuşama
Akıl fikir işi olama
Diye...

Yüzümdeki yaradan verdim sana
Dört dikiş senin
Dört dikiş benim hala
Acısı bende utancı sende kalsın
Kısacık saçlarınla kapatama
Kimse sana bakamasın
Sen kimseye bakama
Diye...

Gözlerimdeki hayal?
Silik telefon numaraları?
Bekleyişle sabahı karşılayan uzun geceler?
Onlar bana kalsın...
Tırnağımdaki sigara sarılığı?
Al o senin olsun
Değerini anla da
Unutama
Diye...

Ben...
Ben sadece,
İçimdeki kuğuları uçurdum sana doğru
Sanıyorsun öyle
Aptal!
Kuğular uçamaz ki...

unique


--------------------------------------------------------------------------------

0002

gidip gelmelere varıyor
saatin tiktakları
çay içiyorum sürekli
sigara içiyorum
midem ağrıyor
bugün olmuş iki dakika önce
üç dakika evvel dündü oysa
durduk yere gün değişmiş
durduk yere bir adım daha atmışım
bir kulaçlık daha yüzmüşüm durduk yere
iki dakika uzunluğunda bir kulaç
ara sıra arkama bakıyorum
kıyıdan annem çağırıyor
sakin kumsalların kadını annem
annemi seviyorum...
bugün olmuş iki dakika önce
üç dakika önce dündü halbuki...

gezegen


--------------------------------------------------------------------------------

Olvido

Hoyrattir bu aksamustuler daima.
Gun saltanatiyle gitti mi bir defa
Yalnizligimizla doldurup her yeri
Bir renk cigligi icinde bahcemizden,
Bir el cikarmaya baslar bohcamizdan
Lavanta cicegi kokan kederleri;
Hoyrattir bu aksamustuler daima.

Dalga dalga hucum edip pismanliklar
Unutusun o tunc kapisini zorlar
Ve ruh, atilan oklarla delik desik;
Iste, dogdugun eski evdesin birden,
Yolunu gozluyor lamba ve merdiven,
Susmus ninnilerle gicirdiyor besik
Ve cumle yitikler, magluplar, mahzunlar...

Soylenmemis askin guzelligiyledir
Kagitlarda yarim birakilmis siir;
Insan, yagmur kokan bir sabaha karsi
Hatirlar bir gun bir camI actigini,
Duran bir bulutu, bir kus uctugunu,
Cokup peynir ekmek yedigi bir tasi...
Butun bunlar askin guzelligiyledir.

Asklar ucup gitmis olmali bir yazla
Halay ceken kizlar misali kolkola.
Ya sizler! ey gecmis zaman etekleri,
Ihtiyar agacli, kuytu bahcelerden
Ayisigi gibi suruklenip giden;
Geceye birakip yorgun erkekleri
Salinan etekler, fisiltiyla, nazla.

Ebedi asigin donusunu bekler
Yalan yeminlerin tanigi cicekler
Artik olmayacak baharlar icinde.
Ey, omrun en guzel turkusu aldanis!
Aldan, gelmis olsa bile umitsiz kis;
Her garipsi ayak izi kar icinde
Donmeyen asigin serptigi cicekler.

Ya sen! ey sen! esen dallar arasindan
Bir parilti gibi gorunup kaybolan
Ne istersin benden aksam saatinde?
Bir gulusu olsun gorulmemis kadin,
Nasil olumsuzsun aynasinda askin;

Ey unutus! kapat artik pencereni,
Coktan derinligine cekmis deniz beni;
Cikmaz artik sular altindan o dunya.
Bir duman yukselir gibidir kederden
Macerasi coktan bitmis o seylerden.
Amansiz gecenle yayil dort yanima
Ey unutus! kurtar bu gamlardan beni.

Ahmet Muhip Diranas


--------------------------------------------------------------------------------

Açsam Rüzgara

Ne hos, ey guzel Tanrim, ne hos
Mavillerde sefer etmek!
Bir sahilden cozulup gitmek
Dusunceler gibi basibos.

Acsam ruzgara yelkenimi;
Dolassam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.

Bir limanda, buyuk ve beyaz..
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutlarin ardindan
Gelse altin isikli bir yaz.

Doldursa icimi orada
Baygin kokusu igdelerin.
Bilmese tadini kederin
Bu her alemden uzak ada.

Konsa ruya dolu koskumun
Cicekli dalina serceler.
Renklerle cozulse geceler,
Nar bahcelerinde gecse gun.

Her gun aheste mavnalarin
Gorsem aciktan gecisini
Ve her aksam dizilisini
Ufukta mermer adalarin.

Ne hos. ey Tanrim, ne hos!
Iller, goller, kitalar asmak.
Ne hos deniz deniz dolasmak
Dusunceler gibi basibos.

Versem kendimi butun butun
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an guzelligine
Kuslar gibi serseri omrun.

ORHAN VELI


--------------------------------------------------------------------------------

Ağlamak

Aglamak
Bazi acilarda yetmez
Bazi olumlere

Ortusudur bazi acilarin
Orter, ortulmez
Savunur bir sure

Aglayanlar sevinmeli
Sevin agliyabiliyorsan
Acilar art arda dinmeli

Durur bir nobetci gibi
Durur bir bekci gibi
Zamana gulmeli-gulmeli.

Sevin agliyabiliyorsan
Unutmanin kardesidir aglamak
Uyur uyanir yataginda duygularin
Dusuncenin kucaginda hep cocuktur
Aglamak.

OZDEMIR ASAF


--------------------------------------------------------------------------------

Akarsuya Bırakılan Mektup

incecikti
gül dalıydı
dokunsam kırılacaktı
dokunmadım
kurudu

gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını
neden akşam oluyorum tren kalkınca
kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki
az önceki çiçekler nasıl da diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç

o sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik bitti
o elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti
artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz
günler devlet alacağı, yıllar bir kadehcik buzlu rakı
oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı
kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı
nerde şimdi nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç

Hasan Hüseyin


--------------------------------------------------------------------------------

Şimdi Mutlu Musun

Artık yaşamanın ne anlamı var
Sen benim yanımda yoksun
Sen beni sevmiyorsun
Seni sever diye
Bir zamana kadar sabrettim

Bu zamana kadar
Yaşadımda ne oldu
Karşılıksız sevgininde
Bir gün sonu vardır
Şimdi işte o sondayım

Artık yaşamayacaktım
Aldım bir kutu ilaç
Ve hepsini içtim
Sen beni sevmezken
Artık dünya umrumda değil

O ilaçları içince
Saniyelerim vardı ölmeye
O bir kaç saniyedede
Seni düşünüyorum yine
Son saniyelerimde bile
Sen varsın başkası değil
Şimdi mutlumusun
Seni düşünerek öldüğüm için

Kadir KAVAK


--------------------------------------------------------------------------------

Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak de ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil,
butun is Tahirle Zuhre olabilmekte
yani yurekte.

Mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbuna kesfe giderken
mesela denerken damarlarinda bir serumu
olmek ayip olur mu?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

Seversin dunyayi doludizgin
ama o bunu farkinda degildir
ayrilmak istemezsin dunyadan
ama o senden ayrilacak
yani sen elmayi seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
Yani Tahiri Zuhre sevmeseydi artik
yahut hic sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliginden?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

1949
Nazim Hikmet


--------------------------------------------------------------------------------

Kırık bir heykel
Parçasını arıyor her gece.
Bir şarkı notasını
Bir tablo renklerini
Ağaç yapraklarını
Vazo çiçeklerini
Ve bir adam
Hergece yollara düşüp
yana yakıla SENİ ARIYOR
Mağrur gözleri ıslak
İLK DEFA AĞLIYOR bir adam
GEL DİYE
İLK DEFA YALVARIYOR...


--------------------------------------------------------------------------------


Kimbilir kaç kişi seni sevdi
Kaç Kişi güzelliğini sevdi
Belki gerçek aşkla, belki değil
Ama bir tek kişi senin ruhunu sevdi
Bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi

W.J.YEATS


--------------------------------------------------------------------------------

BULUSMAK ÜZERE

Diyelim yagmura tutuldun bir gün
Bardaktan bosanircasina yagiyor mübarek
Öbür yanda günes kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yagmuru
Piril piril düsüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir kosudur kopardin
Dar attin kendini karsi evin sundurmasina
Iste o evin kapisinda bulacaksin beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attikça sen
Patiska çarsaflar gibi yirtiliyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayim diyorsun
Içine dogdu belki de
Iste çil çil kosusan baliklar
Lapinalar gümüsler var ya
Eylim eylim salinan yosunlar
Onlarin arasinda bulacaksin beni
Diyelim sapina kadar sair bir herif çikmis ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazit meydani
Herkes orda sen de ordasin
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarindan
Yürüyelim arkadaslar diyor yürüyelim
Özgürlüge mutluluga dogru
Her isin basinda sevgi diyor
Gözlerin yagmurdan sonra yapraklarin yesili
Bi de basini çeviriyorsun ki
Yaninda ben varim

Can YÜCEL


--------------------------------------------------------------------------------



Bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
Ve bunun sebebini senden bildikleri zaman,
Eğer sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken, sen kendine güvenir
Ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan,
Veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
Ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
Bütün bunlarla beraber, ne çok iyi, ne de çok akıllı görünmezsen;
Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen;
Eğer zafer ve yenilgiyle karşılaşır
Ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin, bazı alçaklar tarafından
Ahmaklara tuzak kurmak için değiştirilmesine katlanabilirsen;
Ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yakıldığını görür
Ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
Ve bir yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
Ve Kaybedip yeniden başlayabilir
Ve kaybın hakkında bir kelimecik olsun bir şey söylemezsen;
Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
Onları işine yaramaya zorlayabilirsen
Ve kendine "Dayan" diyen iradenden başka bir güç kalmadığı zaman
dayanabilirsen;
Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
Ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
Ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitebilirse;
Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
Eğer bir daha geri dönmeyecek olan dakikayı , altmış saniyede
koşarak doldurabilirsen;
Yeryüzü ve üstündekiler senindir
Ve dahası, sen bir İNSAN olursun.

RUDYARD KIPLING


--------------------------------------------------------------------------------

SEN DÖNENE DEK

Kendime söz verdim
Biliyorsun
Kaybetmeyeceğim yüreğimi
Hani
Sevdalara tuz basan o şiir var ya
İşte öyle...
Tuz basacağım yaralarıma
Sen dönene dek..

Sen dönene dek
Dostlarımın rüyalarına
Gülüp geçeceğim
Sabah hayırlarına yoracağım
Çok kereler.
Kendi rüyalarımı ise
Kendime saklayacağım

Sen dönene dek.
Yitmesine izin vermeyeceğim
Güçlülüğümün
Korkularıma tuz basacağım bu kere.
Hele akşamın kör alacasında
Yapayalnızken
Büyüyen korkularımın.

Sen gelene dek
Şarkılarım olacak yüreğimde
Oynak,kıvrak,
Şen şakrak değil belki
Hüzünlü,ağırbaşlı
Kim bilir...
Ama güzel şarkılar olacak
Besbelli.

Sen dönene dek
Kuşların kanatlarına
Takılacak gönlüm.
Seyredecek dünyayı mavilerden
Senden haberler bekleyerek
Kuş misali
Titreyerek

Sen gelene dek,
Kötü düşünmeyeceğim
Kara bulutlar
Olmayacak beynimde.
Söz verdim bir kere,
Beyaza kesecek
Yüreğim.

Sen dönene dek
Şiirler yazacağım aşka dair
Yağmurlar olacak içinde
Rüzgarlar olacak.
Ve güneş doğunca
Yeniden
Gökkuşağı çıkacak diye
Bekleyeceğim.

Sen dönene dek

Alışveriş yapacağım
Çay içeceğim çok kez.
Müzik dinleyeceğim
Yemek yiyeceğim.
Uyuyup,uyanacağım
İş de yapacağım elbet.
İşe de gideceğim.

Geceler olacak
Sabahlar olacak

Fırtınalar olacak.
Korkular,
Ümitsizlikle savaşacak.

Parasız kalacağım.
Çaresiz kalacağım.
Zorda kalacağım
Anlayacağın.

Kızma sakın...
Bazen ağlayacağım.

Çok değil be gülüm.
Sen dönene dek.
Sen dönene
Sen.

ÇİĞDEM ALTINÖZ


--------------------------------------------------------------------------------

HİKÂYE

Senin dudaklarin pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim dogdugum köylerde
Ceviz agaçlari yoktu,
Ben bu yüzden serinlige hasretim
Oksa biraz!

Benim dogdugum köylerde
Bugday tarlalari yoktu,
Dagit saçlarini bebek
Savur biraz!

Benim dogdugum köyleri
Aksamlari eskiyalar basardi.
Ben bu yüzden yalnizligi hiç sevmem
Konus biraz!

Benim dogdugum köylerde
Simal rüzgarlari eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarim çatlaktir
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydinlik ve güzelsin!
Benim dogdugum köyler de güzeldi,
Sen de anlat dogdugun yerleri,
Anlat biraz!

Cahit Külebi


--------------------------------------------------------------------------------

BİR KAÇAMAK ŞİİR

Rüzgar esmez, yağmur yağmaz
İlham gelmez bazen
Fakat kalem dayanır şiirin kapısına
Zorlanır kelimeler ilkin
Duygularımın uysallığı da yetmez tek başına
Seni gökyüzüne çağıramaz ay
Suskunluğunu yırtamaz
En ürkütücü vaveyla
Birden kaçamak bir bakışın olur senin
Hareketlenir her şey
Sular ahenklenir
Saçlarının bereketine kapılır yıldızlar
Gözlerinin aynasında süslenir kelimeler
En güzel şiiri besteler
O kaçamak bakışın senin
Şiir, duygularımın elinden tutar
Beni sana götürür
En son bir dolunay olur şiir
Gözbebeklerinde kaybolur

Samet Gül


--------------------------------------------------------------------------------

GiZ

Senin yanındayken
Bir şeyler akıyor içimden,
Çağlayanlar gibi---
Tutku mu desem, çoşku mu desem.

Eve dönerken
Bir şeyler sönüyor içimde,
Gün batıyormuş gibi
Hüzün mü desem, korku mu desem.

Fang VEi TEH

--------------------------------------------------------------------------------